5 Ocak 2012 Perşembe

EK DERS ÜCRETİ HAZIRLAMA PROGRAMI

Aşağıdaki program "Ahmet BARBAK" tarafından hazırlanmıştır.

Okul ve kurumlarda idarecilerin kullanması için hazırlanmış olup, ek ders ücreti hesaplaması yapılmaktadır.

Pprogram rar formatında olup, indirmek için buraya 
tıklayınız.


Ekdersmatik TIKLA İNDİR


Ekdersmatik TIKLA İNDİREkdersmatik TIKLA İNDİR

AKADEMİK KARİYER HAKKI ENGELLENEMEZ


AKADEMİK KARİYER HAKKI ENGELLENEMEZBugünlerde Milli Eğitim Bakanlığının gündeminde yeni yönetmelik değişiklikleri yer almaktadır. Ancak yapılan her değişiklik yeni mağdurları oluşturmaktadır. 666 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile mağdur olan, özür grubu ataması bekleyenlerin mücadelesi günlerce kamuoyunu meşgul etti. Sonuç olarak Şubat döneminde sadece eş durumu ataması gerçekleşti. Öğrenim özrü ve sağlık durumu ataması bekleyen eğitimciler ise mağdur oldu. Bu eğitimci arkadaşlarımız sağlık ve öğrenim mağduriyetleri yaz dönemine kadar ertelediler.
Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yer alan Öğrenim Özrü tayinleri 38. Madde de şu şekilde belirtilmişti:
“1. Bu Yönetmelikle öngörülen zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlayan öğretmenlerden; yurt içindeki yüksek öğretim kurumlarında bilimsel hazırlık, yabancı dil hazırlık ve tez dönemi dâhil tezli/tezsiz yüksek lisans veya doktora eğitimine kayıtlı olan öğretmenler, lisansüstü öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yere görev yerlerinin değiştirilmesini isteyebilirler.
2. Zorunlu çalışma yükümlüsü öğretmenlerden lisansüstü öğrenim hakkı kazananların lisansüstü öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumunun bulunduğu ildeki zorunlu çalışma yükümlülüğü öngörülen hizmet alanlarına atanmayı kabul etmeleri durumunda bunlardan zorunlu çalışma yükümlülüklerini tamamlamış olma şartı aranmaz. Bunların yer değiştirme istekleri atanmak istedikleri yerlerdeki alanlarındaki norm kadro açığı ölçüsünde ağustos ayı içinde değerlendirilir.” 
Anayasamızın 42. Maddesinde ise “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” denilmektedir.
Ancak Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmelik taslağında yürürlükten kaldırarak, akademik kariyer yapan eğitimcilerimizi Anayasamızın 42. Maddesine aykırı olarak, Eğitim ve Öğrenim Haklarından yoksun bırakmaktadır. Bu durum hem Anayasaya hem de İnsan haklarına aykırıdır.
Yapılan atamalarda Liyakat ve Akademik Kariyere önem verdiğini her fırsatta dile getiren yetkilerimizin Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği 38. Maddesinde yer alan “Öğrenim Özrü Tayinlerini” ortadan kaldırması, bugüne kadar ki yapılan açıklamalara ters düşmüştür. 
Yetkili makamların taslak halinde olan Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğini bu hali ile yayınlamaları Öğrenim Özrü Tayini bekleyen eğitimcilerimizin mağduriyeti ile sonuçlanacaktır. Daha önceki yıllarda yüksek lisans ve doktora yapmış öğretmenlerimize verilen %25 ve %40 ek ders farkının kaldırılmasından sonra tayin haklarının da ellerinden alınması Milli Eğitim Bakanlığının “Akademik Kariyere” ne derece önem verdiğini ortaya koyacaktır. 
Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin Akademik Kariyer yapmak isteyen eğitimcilere gerekli desteği sağlaması gerekmektedir. Bunun için öncelikli olarak Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğini taslak metinde kaldırılan Öğrenim Özrü Tayinlerini yeniden yönetmeliğe eklemeli ve ellerinden alınan %25 ve %40 ek ders farkını yeniden uygulamaya koymalıdır.
Melih DURMAZ
Eğitim Yöneticisi / Sendikacı 

28 bin engelli memur alınacak

SAKARYA (CİHAN)- Türkiye Beyazay Derneği Sakarya Şube Başkanı Ferruh Kaledibi, 2012 yılında ülke genelinde 28 bin engelli kadrosuna devlet memuru alınacağını söyledi.
Kaledibi, devlet memuru olmak isteyen engellilerin Özürlü Memur Seçme Sınavı'na (ÖMSS) girmeleri gerektiğini, sınava hazırlık içinengellilere yönelik 3 ay süreli kurs düzenleneceğini kaydetti. Kurslara, ortaöğretim, önlisans veya lisans düzeyinde eğitim veren kurumlardan mezun olan engellilerin katılabileceğini dile getiren Kaledibi, şu bilgileri verdi: "Türkiye'de yaklaşık 8.5 milyon vatandaş yaşamını engelli olarak sürdürüyor. Engelliler engelli oldukları için değil, eğitimsiz oldukları için istihdam edilemiyor. ÖMSS sonuçları, iki yıl süreyle ve yeni sınav yapılıncaya kadar geçerli olacak."
CİHAN

Ek Ödeme Puanları Değişecek Memurlar


maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 666 sayılı KHK ile ilgili duyurusu






 
   

Öğretmenler Dikkat! Bugün Son Gün

Yurt-Kur İkramiyeleri ÖdenmelidirBakanlık makamınca, Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden eş durumu özrü bulunanların eşinin ataması 31 Aralık 2011 tarihinden önce yapılıp ancak göreve başlamayanlar yönünden başvuru alınması işleminin 05 Ocak 2012 Perşembe günü saat 17.00'ye kadar uzatılması ve atamaların da 09 Ocak 2012 tarihinde gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

Atananların ilişik kesme ve göreve başlama işlemleri 20 Ocak 2012 tarihinden itibaren başlayacak olup yarıyıl tatili içinde tamamlanacaktır.

Eş durumu özründen yer değiştirme talebinde bulunacak öğretmenlerimiz, Bakanlığımızın http://ikgm.meb.gov.tr adresinde yayınlanan Öğretmenlerin Eş Durumu Özrüne Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu (Aralık-2011) hükümleri çerçevesinde başvuru yapmaları ve onay sürecine ilişkin gelişmeleri takip etmeleri gerekmektedir.

İşte Yeni Eğitim Sistemi

Askeri savcılık, kışlada domuz eti skandalına el koyduİBRAHİM ASALIOĞLU

8 yıllık kesintisiz eğitim kaldırılıyor. Yerine 4+4+4'ten oluşan kademeli sistem getirilecek. Ortaokullar yeniden devreye girecek. Mecburi eğitim, lise de dahil edilerek 12 yıla çıkarılacak. Eğitim Şûrası'nın kararlarıyla hazırlanan kanun teklifi önümüzdeki günlerde Meclis'e sunulacak.

Kamuoyunun ve eğitim çevrelerinin itirazlarına rağmen 1997'de hayata geçirilen 8 yıllık 'kesintisiz' eğitim tarihe karışıyor. Uygulama 3 kademe halinde 12 yıllık kesintili eğitime dönüştürülecek. Yeni sistemde ilköğretim 4+4 şeklinde iki kademeden oluşacak. Ardından gelecek 4 yıl ise 'ortaöğretim' olarak devam edecek. Lise eğitimi temel eğitim kapsamına alınacak ve zorunlu olacak. Böylece ilköğretim ve lise eğitimi 'temel eğitim' olarak 4+4+4 şeklinde yeniden düzenlenecek. İlk dört yılı bitiren öğrenci halen devam ettiği ilköğretim okuluna gidebileceği gibi başka bir okulun 'ikinci kademesine' de devam edebilecek. Bu kademe 'ortaokul' işlevi görecek. AK Parti'nin 2010'daki Eğitim Şûrası'nın kararlarını esas alarak hazırladığı kanun teklifi son aşamaya geldi. Düzenlemenin önümüzdeki günlerde Meclis'e sunulacağı öğrenildi.

MEB, teklifin yasalaşmasının ardından ortaokul niteliğindeki ikinci kademe eğitimin müfredatını yeniden düzenleyerek, 'alan' derslerinin ağırlığını artıracak. İlk kademeye sınıf öğretmenleri, ikinci kademeye ise branş öğretmenleri girecek. Böylece öğrenci liseye devam ederken özellikle mesleki eğitimle ilgili 'yönlendirme' derslerini de alacak.

AK Parti 'kesintisiz' eğitimi 'kesintili ve kademeli' hale getirmek ve zorunlu temel eğitim süresini 12 yıla çıkarmak amacıyla kanun değişikliği yapacak. AK Parti'nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmada son aşamaya gelindi. Kanun teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis'e verilmesi bekleniyor. Kanun teklifi ile 'İlköğretim ve Eğitim Kanunu', 'Milli Eğitim Temel Kanunu' ve 'kesintisiz 8 yıllık temel eğitimi' getirmek için 1997 yılında çıkarılan 4306 sayılı kanunda değişiklik yapılacak. Bu kanunlardaki 'kesintili' ifadeleri çıkarılarak temel eğitim yeniden düzenlenecek. Yapılacak yasa değişikliğine geçiş hükümleri konularak mevcut öğrencilerin mağdur olması da engellenecek. 2010 yılı sonunda gerçekleştirilen 18. Milli Eğitim Şûrası'nda da kesintisiz eğitimin kesintili yapılması yönünde karar alınmış, zorunlu temel eğitimin ise önünde bir yıl okulöncesi olmak üzere, 4+4+4 şeklinde düzenlenmesi benimsenmişti.

Öte yandan Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) üniversiteye giriş sınavlarında aldığı 'katsayı'yı kaldırma kararının, Danıştay'a yapılacak bir başvuru sonrasında iptal edilmesi ihtimaline karşı 2547 sayılı kanunun 45. maddesinde yapılacak düzenleme ile 'katsayı' ifadesi kanundan çıkarılacak. Meslek lisesi öğrencilerinin kendi alanlarında bir yükseköğretim programına devam etmeleri halinde verilen 'ek puan' ise devam ettirilecek. Bu öğrencilerin ortaöğretim başarı puanlarının yüzde 6'sı, ilave puan olarak üniversite sınavı sonuçlarına eklenecek. Meslek liselerinden meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş uygulaması da devam ettirilecek. Yusuf Ziya Özcan'ın YÖK başkanlığı döneminde katsayı sıfırlandıktan sonra Danıştay bunu iptal etmiş, YÖK'ün katsayı farkını 'çok az' belirlemesine de yine Danıştay engel olmuştu.

İşte memurların enflasyon farklı maaşları

Şengül Alpay Karaoğlu666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK ye eklenen
(I) SAYILI CETVELE GÖRE
BAZI MEVCUT VE EK ÖDEME ARTIŞI YAPILAN ENFLASYON FARKI ARTIŞLI YENİ MAAŞLAR

  

MEMURLARMEVCUT MAAŞIYENİ MAAŞIMAAŞ ARTIŞIARTIŞ ORANI
Şube Müdürü 1/42.3372.74941217,62
Şef 3/81.5371.82328618,58
Çözümleyici, Programcı 1/41.6762.02134520,57
Bilgisayar İşletmeni 3/81.5281.78725916,93
VHKİ 3/81.5281.78725916,93
Memur 9/31.3641.52516111,79
Hizmetli 12/11.3221.401795,94
Uzman Tabip 1/42.4673.26479732,31
Pratisyen Tabip 7/22.0782.68360529,12
Diş Tabibi 1/42.0482.78473635,92
Eczacı 1/41.9672.43246523,66
Hemşire, Ebe, Sağlık Memuru 11/21.5501.7031539,90
MühendisMimar 1/42.4122.81440216,69
Jeolog, Fizikçi, İstatistikçi 1/42.2212.46224110,86
Tekniker 1/41.9462.17322711,65
Teknisyen 11/11.5501.610603,87
Avukat 1/42.6393.22858922,33




Kaynak: memuruz.biz

4 Ocak 2012 Çarşamba

Öğrenciye 'Senden bi b. olmaz' diyen öğretmene aylıktan kesme cezası

Haber ResmiÖğrenciye 'Senden bi b. olmaz' 
diyen öğretmene aylıktan kesme cezası






Habertürk

TÜM ÖĞRETMENLER SÖZLEŞMELİ OLACAK!

Haber ResmiMilli Eğitim Şurası'nda önemli kararlar alındı. Zorunlu eğitimin süresi lise dahil 13 yıla çıkarılıyor.. Ders saatleri azalıyor, teneffüs süresi artıyor.


Milli Eğitim Şurası'nda, zorunlu eğitim süresinin lise dahil 13 yıla çıkarılması, ilköğretim okullarında zorunlu eğitimin eskisi gibi 5+3 şeklinde kademeli olması, ortaöğretimde sınıf geçme yerine ders geçme sistemi getirilerek okulu erken bitirme olanağı verilmesi, haftalık ders saatlerinin azaltılarak teneffüslerin süresinin uzatılması konuları komisyon kararı olarak benimsendi.

İlköğretim ve Ortaöğretimin Güçlendirilmesi, Ortaöğretime Erişimin sağlanması” konularını tartışan komisyon, raporunu tamamladı.

8 yıllık zorunlu eğitimin tartışıldığı komisyonda, “Gelişim özellikleri bakımından farklı düzeylerdeki öğrencilerin bir arada bulunmasının ortaya çıkardığı pedagojik sorunların ortadan kaldırılması için ilköğretim okullarında 8 yıllık zorunlu eğitim, öğrencilerin yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınarak kademelendirilmeli. Fiziksel mekanlar bu kademelere göre öğrencilerin ayrı alanlarda eğitim görmelerini sağlayacak biçimde bölümlendirilmeli” önerisi kabul edildi.

Komisyon ayrıca, zorunlu eğitimin süresinin lise dahil 13 yıla çıkarılması kararı da aldı.

Komisyonda dün tartışılan “Milli Güvenlik dersi müfredatı yenilenmeli, derse branş öğretmenleri girmeli” önerisi, “Milli Güvenlik dersi müfredatı yenilenmesi ve derse öğretmenlerin girmesi için yasal düzenleme yapılması” şeklinde değiştirildi.

DERS SAATLERİ AZALIYOR TENEFFÜS SÜRESİ ARTIYOR

Komisyonda, öğrencileri sevindirecek bazı maddeler de kabul edildi. Bu çerçevede, ortaöğretimde haftalık ders saatlerinin azaltılması, teneffüs süresinin uzatılması, ortaöğretimde sınıf geçme yerine ders geçme sistemi getirilerek okulu daha erken bitirmeye imkan sağlanması” gibi konularda görüş birliğine varıldı.

Kız öğrencilerin okullaşma oranlarının artırılmasının da tartışıldığı komisyonda “kız öğrencilerin ortaöğretime devamlarına ilişkin teşviklerin artırılması, yeni yatılı liseler açılması ve kız çocuklarının okula erişimi için pozitif ayrımcılık yapılması” benimsendi.

“Ortaöğretimde forma yerine kıyafetin serbest olması” konusunun da tartışıldığı komisyonda, Milli Eğitim Bakanlığı'nın serbest kıyafet uygulaması yönünde bir çalışması bulunduğu belirtilerek, karar alınmasına gerek bulunmadığı belirtildi.

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK

Öğretmenin Yetiştirilmesi, İstihdamı ve Mesleki Gelişimi konulu komisyonda da sözleşmeli öğretmenlik uygulaması nedeniyle yapılan tartışma gerginliğe yol açtı.

Komisyonda, öğretmen adaylarına yönelik Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda veya bununla ilgili yapılacak sınavlarda, “Öğretmenlik mesleğiyle ilgili genel kültür sorularının yanında mezun oldukları özel alanlarla ilgili sorular da yöneltilmesi” konusu karara bağlandı.

Komisyon ayrıca, Öğretmenlerin istihdamında kullanılan kadrolu, sözleşmeli ve ücretli gibi farklı uygulamaların kaldırılarak tek bir istihdam modeline geçilmesi, bir perspektif plan çerçevesinde özendirici yöntemlerle personelin kademeli olarak sözleşmeli hale getirilmesi” maddesi de kabul edildi ve komisyon çalışması tamamlandı.

Bu maddenin komisyondan geçmesine karşı çıkan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Tüm öğretmenlerin sözleşmeli hale getirilmesi” uygulamasını kabul etmeyeceklerini belirtti. Koncuk'un, “Bu yaptığınız haksızlık. Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları ve özel öğretim kurumları yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda rapor hazırlanıyor” sözlerine, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük “Artislik yapma” şeklinde tepki gösterdi.

Küçük ve Koncuk birbirlerinin üzerine yürürken, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey ile diğer komisyon üyeleri araya girerek, sakinleştirmeye çalıştı.

İsmail Koncuk, tartışmanın ardından yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Sayın Bakan söz vermişti, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu hale getirileceği konusunda. Ancak öğretmenliğin kademeli olarak zaman içinde sözleşmeli hale getirilmesi teklifini kabul ettiler. Biz de buna tepkimizi ortaya koydu. Biz ilgililerle görüşme yaptık, bunu Şura Genel Kurul toplantısı sırasında kaldırtmaya çalışacağız. Öğretmenlerin haklarıyla ilgili bir karar veriyorsunuz burada öğretmen yok. Özel okulların yetkilileri, özel okulların müdürleri, akademisyenler benim öğretmenimin sözleşmeli öğretmen olmasına karar veriyor. Böyle bir demokrasi anlayışına saygı duymam. Benim bunları kınama hakkım var ve kınadım.”

Koncuk, tartışmanın ardından Mehmet Küçük ile görüştüklerini belirterek, “Bunu uzatmak bize yakışmaz. Görüştük, barıştık, hatta öpüştük. İşi düzelttik. Zaten bir yanlış anlama olmuş” dedi.

TÜM ÖĞRENCİLERE ENSTRÜMAN

Sanat ve Beceri ile ilgili oluşturulan alt komisyonda da ilköğretim sonuna kadar her öğrencinin bir enstrüman çalması önerisi yapıldı. İlköğretimde resim ve müzik ders saatlerinin yeni öğretim yöntem ve teknikleri dikkate alınarak artırılmasının istendiği alt komisyonda, ders dışı eğitim faaliyetlerinin artırılması ve “Sanat İnsanı Yetiştirme Projesi” hazırlanarak uygulamaya konulması önerildi.

18. Milli Eğitim Şurası'nda bugün öğleden sonra Genel Kurul çalışmalarına geçilecek.

HABER7

450 bin memura iyileştirme zammı


Eşit işe eşit ücret kapsamında üst düzey devlet memurlarına yapılan ek ödemelerin ayrıntıları netleşti. Yeni zamlardan yaklaşık 450 bin memur yararlanacak. Geri kalan yaklaşık 2 milyon memurun ek ödemesi ise toplu sözleşmeyle netleşecek.
 
Böyle hesaplanacak
 
Maliye Bakanlığı’nın eşit işe eşit ücretmantığıyla çıkarılan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ayrıntılarını belirleyen tebliği Resmi Gazete’nin önceki günkü sayısında yayınlandı. Memurların mali haklarında köklü değişiklikler yapan KHK’nın nasıl uygulanacağını anlatan tebliğde, genel müdür ve diğer bazı bürokratların maaşlarının nasıl hesaplanacağından halen ek ödeme alan yada almayan memurlara yeni sistemde nasıl ek ödeme yapılacağına kadar her konuya açıklık getirildi.
 
Uzmanlara da zam
 
Tebliğe göre, devlette çalışan genel müdürlerin maaşı 15 Ocak’ta 5 bin 750 TL’ye çıkacak. Böylece halen yaklaşık 5 bin liramaaş alan genel müdürler yeni yıla 750 liralık zamla adım atmış olacak. Zamlı maaşlarla birlikte 15 günlük farklar da ödenecek. Yeni maaş hesaplama yöntemi genel müdürlerin ödeyeceği vergiyi de yükseltti. Daha önce yaklaşık 250 lira tutarında gelir vergisi ödeyen genel müdürler;makam tazminatı ve temsil tazminatı başta olmak üzere yan ödemeler de vergiye tabi olduğu için yeni dönemde 530 lira vergi ödeyecekler. Yeni maaş sistemiyle kamuda 4’üncü derecenin 1’inci kademesinde çalışan uzmanlarınmaaşı 3 bin 406 lira, 9/1 uzman yardımcılarınınmaaşı da 2 bin 608 lira oldu.Hazine uzmanları 3 bin 722 lira iç denetçiler 3 bin 917 liramaaş alacak. Uzmanların ödeyeceği vergi 315 TL’ye, yardımcıların vergisi de 242 TL’ye yükseldi.
 
Kaymakama 44 lira 5 kuruş
 
Yeni ek ödeme sistemi,mevcut ek ödemelerle döner sermayelerden alınan ek ödemelerden düşülerek ödemeyi öngördüğü için, zaten ek ödemesi olan memurlara ilave zam getirmedi. Örneğin 5’in 1’inden maaş alan memurlara 669 lira 16 kuruş ek ödeme getirildi. Ancak bu ek ödeme mevcut ek ödemelerin 273 TL altında kaldı. Dolayısıyla bumemurlar ek ödemeyi alacak ancak farkı alamayacak. Kaymakamlara da yeni sistemle bin 216 lira ek ödeme getirildi. Ancak mevcut ek ödemeler nedeniyle kaymakamların cebine sadece 44 lira 5 kuruşluk ilave fark girecek.
 
Vekiller yaşadı
 
Tebliğle kamuda bir üst makamı vekaleten yönetenlere ödenecek ek ödeme de netleşti. Buna göre genel müdür yardımcıları genel müdürlüğe vekalet etmeleri halinde kendi ek ödemeleri dışında 734 TL de ilave vekalet ücreti alacaklar. Şube müdürleri daire başkanlığına vekalet etmeleri halinde 405 lira, şube müdürlüğüne vekalet eden şefler de 334 TL ilave ücret alacak.
 
Kaynak: Bugün

GEÇİCİ GÖREVLİLERE MÜJDE!


 Sitemizde yayınlanan öğretmen atama ve yer değiştirme taslağında göze çarpan en önemli değişiklik geçici görevdekilerin çalıştıkları sürelerin yer değiştirmeye esas kabul edilmesidir.

Bilindiği gibi en son yönetmeliğe göre kişinin il içi tayin isteyebilmesi için "kadrosunun bulunduğu kurumda toplam 3 yıl görev yapması" gerekiyordu.

Yapılan değişiklikle kadrosunun bulunduğu görev yanında il içinde geçici görevle çalıştığı süreler de kişinin tayin istemesine esas teşkil edebilecek.

Haber Kaynağı: www.personelmeb.net


Devamını Oku: http://www.personelmeb.net/atama/gecici-gorevlilere-mujde-h12302.html#ixzz1iVQEnYLA

ÖĞRETMENLER MAKİNE DEĞİL İNSANDIR!

 Hükumetin  MEB’den kan kaybettiği herkesçe malum. 30 yılda 7 hukukçu, 2 maliyeci, 2 işletmeci, Hukuk ve Edebiyat alanından 2 Öğretim üyesi,1 inşaat mühendisi bakan gördü MEB. Tek eğitimci bakanımız rahmetli Avni AKYOL’du. Biricik yüz akımız oldu. Eğitimi, eğitimciye bırakmadı bunca hükumet... 


Kim neyi iyi bilirse onu yapar, tereci tere satar. 
Sporcudan Milli Eğitim Bakanı olursa okulları, spor kulübüne çevirir. 
Sağlıkçıdan Milli Eğitim Bakanı olursa okulların birincil amacı hijyen olur. Avukattan Milli Eğitim Bakanı olursa eğitimin şaftı kayar, okullar çocuk bakım evine dönüşür. 
Zannedilmesin ki her üniversite hocası eğitimcidir. 
Fen-Edebiyat hocası eğitimci değil bilim adamıdır. 

Fen bilir, edebiyat bilir! Fen bilen laboratuar görür okulları, edebiyat bilenin duvar gazetesidir ilgi alanı.

Sözün işletmecilere geleceği belli. 
Uzatmayalım lafı. İşleyen demir ışıldar elbet. 
Ancak; okullar  bir hizmet örgütüdür ve öğretmenler insandır, makine değil!   
Kırılan gönüller kaynak tutmaz, bozulan morallerin parça değişimi yoktur.
 
Doğan CEYLAN


Devamını Oku: http://www.personelmeb.net/ozluk-haklar/ogretmenler-makine-degil-insandir-h12308.html#ixzz1iVPhsEgt

60 Bin Öğretmen Ataması Yapılsın


Çalışma Hayatı Tamamen Değişiyor!Eğitim Bir Sen tarafından açıklanan 2011 yılına ilişkin değerlendirmede 60 bin öğretmen ataması yapılması gerektiğini belirtti.
 
Eğitim Bir Senden yapılan açıklama;
 
Öğretmen yetiştiren programlardan mezun olup, atama bekleyen 270 binin üzerinde öğretmen adayı bulunmaktadır. Eğitim kurumlarında ise 130 binden fazla öğretmene ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tablo, bir çarpıklığın göstergesidir. Söz konusu çarpıklık düzeltilmediği sürece sıkıntılar devam edecektir. Bu konuda köklü bir çözüme gidilmelidir. Bakanlığın öğretmen ihtiyacı konusunda gerekli hizmeti sunamaması ya da eksik hizmet sunması, eğitim ve öğretimin bütün aşamalarında birçok sorunun kaynağını oluşturmaktadır. Bu konuda köklü bir çözüme gidilmesi ve öğretmen ihtiyacı olan yerlere öğretmen adaylarının dengeli bir şekilde atanması konusunda bir planlama yapılması gerekmektedir.  Öğretmen ihtiyacının 130 binin üzerinde olduğu ülkemizde, 2011 yılında 33 bin öğretmenin atanması yetersiz olmuştur. 2012 yılında ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilerek, 60 bin öğretmenin kadrolu olarak atamasının yapılmasını istiyoruz.

Memurlar ücretlerde adalet istedi

ERZURUM (CİHAN)- Kamu Sen Erzurum İl Temsilciliğine bağlı sendika şube başkanları, memur ücretlerinde iyileştirme talebiyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü binası önünde basın açıklaması yaptı.
Kamu Sen Erzurum İl Temsilcisi Müfit Bayraktar, kamuda 'Eşit işe eşit ücret' talebinde bulundu. Bayraktar, geçen Kasım ayında eşit işe eşit ücret getireceği beklentisiyle çıkartılan 666 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin kamu çalışanları arasında infiale neden olduğunu öne sürdü. Kamuda çalışanlar arasında ücret adaletsizliğinin acilen giderilmesini isteyen Bayraktar, "Memur ücretlerindeki adaletsizlik acilen giderilsin. Eşit işe eşit ücret istiyoruz." dedi. Kamu Sen İl Temsilcisi Müfit Bayraktar, maaş zamlarının enflasyon karşısında eridiğini ve aldıkları ücretle geçinemez olduklarını ileri sürerek, "Doğalgaza, elektriğe, suya gelen zamlar ortalama yüzde 15, memura yapılan zam ise yıllık yüzde 6. Bu zamlar karşısında memur aldığı ücretle nasıl geçinsin. Hükümet memurlara enflasyon farkı vermek zorundadır." diye konuştu. CİHAN

MEMUR ve EMEKLİNİN ZAMMI BÖLÜNÜYOR MU?

Muş'ta kasaplar birleşti, et fiyatı 15 TL'ye indi2012 yılı için  memur ve emeklilere 3+3 zam  öngörüldüğü ve hükümetin bu oranın üzerine çıkmayı düşünmediği ifadeleri, yazılı ve görsel basın aracılığı ile dillendirilmektedir.
 
Peki bugün itibarı ile ülkemizde enflasyon kaç ?
 
Yıllık TÜFE Yüzde 10.45
 
Yıllık TÜFE ;10.45 çıkmış ise, 2011 yılında giderek yükselen  enflasyonun 2012 yılı için de,  bu trend de seyredeceği  düşünüldüğünde; çalışanlara ve emeklilere,   2012 yılı içinmutlaka çift haneli bir zam yapılmalıdır.
 
O zaman hiç başka söze gerek bırakmadan, enflasyon oranı olan  % 10 veya üzerinde (en az 5+5 =10 ) bir zam memura verilmelidir.
 
Bu zam, memurun en doğal hakkıdır. Memur tarafından istenilmeden, pazarlık payı edilmeden verilmelidir.
 
TÜFE (Yıllık)   :10.45 olmuş
ÜFE (Yıllık)    :13.33 olmuş
 
Hal böyle iken, neden memura 3+3=6 zam telaffuz ediliyor. Enflasyon baz alınsa dahi yaklaşık %10-12 civarında zamverilmesi gerekirken bunun tam da yarısı olan %6 memurlara reva mıdır?
 
Az bir fark değil bu, yüzde 40-50 ‘ye  varan bir fark var arada.
 
Bunun sebebi şu düşünce olabilir mi acaba ?
 
Memurlar zaten enflasyon gereği en az yüzde (5+5 ) 10 zammı hak ediyorlar.  Şimdi bunu verirsek, memurlar toplusözleşme yapılacağı zaman pazarlık masasında da mutlaka bir şeyler isteyecekler. Bu yönde  bir beklenti oluşacak ister istemez memurlarda.  Toplu sözleşmelerde,  ek zam beklentileri  karşılanmaz ise bu yüzden memurların sesi yükselebilir.
 
Onun için 3+3 verebilir de bu dönem atlatılabilirse şimdilik, toplu sözleşme masasında da memurun zaten hakkı (hakkının geri kalan kısmı) olan 2+2 zam burada verilir.Böylece bir taşla iki kuş vurulmuş olur.
 
Toplu  sözleşme  masasındaki beklenti de karşılanmış olacak.
 
Memurun 1 defada beklediği çift  haneli zam ikiye bölünerek 2 hassas dönem atlatılmış mı olacak ?.
 
Hatta aynı taşla üçüncü kuş da vurulabilir.
 
O da işin sendika tarafıdır ki; toplu sözleşme ile verilecek sözde ek zammı sendikalar kazanmış olacak. Mesela 2+2 zam kazandık diye  sendikalar,  sendika üyelerinin gözünden düşürülmeyerek, bedava kahraman ilan edilecek.
 
Bölünmüş olan zammın ikinci kısmı sendikaların büyük başarısı olarak mı karşımıza çıkacak?

DANIŞTAYDAN ÖĞRETMENE BECAYİŞ HAKKI

Kardeş okul öğrencilerini misafir ettilerÇatalca Boyalık Örfi Çetinkaya İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmeni olarak göreve yapan EĞİTİM-BİR-SEN üyesi Abdulsamet Koç’un, Elazığ Kovancılar İlçesi’nde bulunan Ekinözü İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Oya Çam ile karşılıklı yer değiştirmek (becayiş) amacıyla yaptığı başvuruyu, İstanbul Valiliği’nin, öğretmenlerin atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde öğretmenlerin yer değiştirme (becayiş) yapmaları ile ilgili bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddetmesi üzerine, işlemin iptali istemiyle 5. İstanbul İdare Mahkemesi’nde açtığı davada, mahkeme; valiliğin, yönetmelikte becayiş hakkı olmadığı gerekçesiyle talebin reddine ilişkin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti.

Valilik, kararı Danıştay’a taşıyarak, temyiz başvurusunda bulundu. Yürütmenin durdurulması talebiyle yapılan başvuru Danıştay tarafından reddedildi. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, mahkeme kararının uygulanması için Abdulsamet Koç’un valilikçe reddedilen becayiş talebine dair başvuru dilekçesinin Bakanlığa gönderilmesini istedi.

Danıştay’ın verdiği kararla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 73. maddesindeki karşılıklı yer değiştirmeyi sağlayan hükme rağmen salt atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde becayişe ilişkin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki taleplerin reddinin hukuka ve kanuna uygun olmadığı ortaya konuldu.

Milli Eğitim Bakanlığı, atama ve yer değiştirme yönetmeliği öncesine kadar öğretmenler arasında yapılan becayiş taleplerine dönem dönem izin vermekte ve talep gereği karşılıklı yer değiştirme yapmaktaydı. Bu işlemin yasal dayanağı ise 657 sayılı Kanun’un 73. maddesiydi. Bu kanunun ilgili hükmü halen yürürlükte olmasına rağmen, 06.05.2010 tarihinde yürürlüğe giren öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde karşılıklı yer değiştirme hakkına hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yer verilmedi. Gerek 657 sayılı Kanun’a gerekse kazanılmış haklara aykırılık teşkil eden bu uygulama nedeniyle öğretmenler mağdur olmaktadır. Mahkemenin bu kararıyla becayiş konusunda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi noktasında Danıştay’ın geçit verebileceğine dair iyimser bir kanaat oluştu.

Bireysel karşılıklı yer değiştirme talepleri nedeniyle gelecek ret cevaplarına açılacak benzer davalar sonucunda da Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlere karşılıklı yer değiştirme hakkını tanımak zorunda kalabilir.
AYRINTILAR GELİYOR

Kaynak: Memurlar.biz

MEB ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ DÜZENLENMİŞ HALİ

-İl içi  tayinlerde çalışma süresi 3 yıla çıkıyor...


Daha önce 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İl içi tayinler 3 yıla çekilmişti. Yönetmelikte yapılan değişiklikle il içi tayinlerde ilde çalışma süresi 3 yıla çıkarılıyor..Daha önce il içi tayinlerde ilde çalışma süresi 2 yıl idi.

-il içi tayinlerde görevlendirme öğretmen ve idareci olarak kadrosunun bulunduğu kurumların dışında öğretmen ve idareci olarak görev yapanların çalışma süresi il içi tayinlerde hizmet süresi hesabına dahil edilecek..

Ancak öğretmen ve idareci sıfatı dışında bakanlık merkez ve taşra teşkilatı ile diğer kamu kurulşlarında görev yapanların çalışma süresi il içi tayinlerin hesabında hizmet süresine dahil edilmeyecektir.






http://www.memurlar.biz/haber/meb-ogretmen-atama-ve-yer-degistirme-yonetmeligi-duzenlenmis-hali-237091.html

YÖNETİCİ ATAMADA MÜLAKAT OYUNU !

 Öncelikle ortalıkta dolaşan Yönetici Atamada “Mülakat” konusunu özetlemek gerekirse, “Kaynağı meçhul Yönetmelik Taslağından” başlamak konunun nirengi noktasını oluşturmaktadır. Nitekim eğitim sosyal medyasının arşivleri tıpkı bunun gibi kaynağı meçhul gayri resmi yönetmelik taslağı çöplüğüne dönmüş durumdadır. Hülasa alışık olduğumuz türden bir Yönetici Atama Taslağı bugünlerde eğitim sosyal medyasında boy göstermekte ve yönetmeliğin kırılma noktasını da “Mülakat, eş anlamıyla söylemek gerekirse sözlü sınav” oluşturmaktadır. Efendim rivayet odur ki ocak ve şubat aylarında yönetici atamalar yapılacağı içinbugünlerde Milli Eğitim Bakanlığında hummalı bir yönetmelik çalışması varmış ve yeni bir Yönetici Atama Yönetmeliği bu atamalara yetiştirilecek şekilde süratle hazırlanıyormuş. Bu yönetmeliğin çıkarılma nedeni ise sınav kazanan yönetici adaylarının mülakatla ya da sözlü sınavla atanmalarını sağlamakmış, bir başka ifadeyle yangından mal kaçırmakmış. Bu mülakatı ise il milli eğitim müdürü, atamadan sorumlu yardımcı ya da şube müdürü, iki ilçe milli eğitim müdürü ve bir okul müdüründen oluşan beş kişilik komisyon yapacakmış. Kriterler ise aşağı yukarı tüm mülakat sınavlarında kullanılan daha ziyade sübjektif nitelikli, ucu açık, daha doğrusu komisyonun istediği kişiyi istediği okula atamasına çanak tutar türden bir torpil mekanizmasıymış. Haliyle yazılı sınavın zaten uygulamada pek bir anlamı kalmayacağı için de ayıp olmasın kabilinden % 50’sini de lütfedip değerlendirmeye dahil edeceklermiş. Miş, miş, miş.. Vesaire vesaire hep torpile dair…     
             Bu torpil mekanizmasının yasal dayanağının ise 632 sayılı KHK’ye konulan “Sözlü sınav” oluşturmaktaymış. Dahası Kanun Hükmünde Kararnameler konusunda  Danıştay’a değil de Anayasa Mahkemesine dava açılabildiği için, bu mahkemeye de yalnızca Cumhurbaşkanı, iktidar ve muhalefet partileri dava açabildikleri için de iş işten geçmişmiş…konu medyada işlendiği şekliyle özetle durum aşağı yukarı bundan ibaret.
             Efendim konuya biraz ironik yaklaşmam ve de fazla ciddiye almıyor olmam bu konuyla yakından ilgilenenleri biraz rahatsız etmiş olabilir ki kastım asla bu değildir, bu sitenin ve şahsımın bu konudaki hassasiyetini ve mücadelesini “Başta önden giden atlılar olmak üzere ki onlara selam olsun!” bilenler bilir…  Birazdan gerekçelerimizi sıraladığımızda sizin de kuşkuyla yaklaşacağınızı zannediyorum. Nitekim yönetici atama sorununun doğurduğu www.memurlar.biz sitesinde ta başından beri tüm mücadele süreçlerinin içinde yer almış, beş yıldır bu konuda kafa yormuş, kalem oynatmış ve hatta Eğitim Yönetimi alanındaki yüksek lisans tez konusunu da “Yönetici Atama” konusundan yazmış olan birisi olarak elbette bizim de naçizane bu konuda düşüncelerimiz, şüphelerimiz ve uzun süre içinde yer aldığımız sosyal medyadan gelen kokuları alma yetimiz vardır.
           Bizi bu konuda bu şekilde düşündüren daha doğrusu şüphelendiren nedenlere gelince aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:   
1) Öncelikle bu konuyu ciddiye almamızı gerektirecek bir resmi taslak ya da açıklama mevcut değildir. Ortalıkta dolaşan taslak ise kaynağı belli olmayan, gerçekten böyle bir taslak olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi bulunmadığı ve de bu iş için kullanılan entrika yöntemlerinden olduğunu bildiğimiz için şüpheyle bakılmasını gerektiren, yukarıda da bahsettiğim gibi şimdiye kadar ortaya çıkan kaynağı meçhul taslaklardan biri olup, sitelerin arşivlerindeki taslak çöplüğündeki yerini almayı beklemektedir.
2) 632 sayılı KHK’de yer alan “Sözlü sınav” ibaresi her ne kadar bu iş için en azından şüphelenmeye sebep olacak nitelikte mide bulandırsa da üst yasal düzenlemelerde bulunan her hükmün alt yasal düzenlemelere aynen yansıdığı ve uygulamaya konulduğu şeklinde bir literatürümüz bulunmamaktadır. Zira eğer öyle olsaydı 1739’da yer alan “Uzman öğretmenlik” konusu -en azından yargıya takılmadan önce- şimdiye kadar defalarca yapılmış olması gerekirdi. Dolayısıyla bu sözlü sınav ibaresinden hareketle evhama kapılıp, hayali yönetmelikler yazmak olsa olsa hezeyan olur bence. Ayrıca sözlü sınav konusu KHK ile düzenlendiği için Danıştay’ı da aştığı için artık yargı engeline de takılmayacağı şeklindeki saptama ise galiba öncelikle Danıştay’ın belli kesimin beklentilerine göre karar verdiği şeklindeki önyargıdan ve yine hukuk bilgisi eksikliğinden olsa gerek. Zira bu KHK hükmüne göre çıkarılacak olan Yönetmelik pekâlâ Danıştay’a götürülür. Yargıçlar da kararlarını sadece bir tane KHK hükmüne göre değil, 657, Anayasa ve diğer yasal düzenlemelerle birlikte, Hukuka ve vicdanlarına göre verdiklerine göre eğer adaletsiz bulurlarsa pekâlâ iptaline karar verebilirler.  Kaldı ki hafızam beni yanıltmıyorsa CHP 632 sayılı KHK’yi Anayasa Mahkemesine götürdü diye biliyorum.
3. Bu konuya şüpheyle bakmamı gerektiren en önemli gerekçe ise bu konunun başından beri bilindiği üzere yönetici atama konusu, sendikaların en büyük reklam malzemesi olmuş, -yerinde açılan davaların hakkını teslim etmekle beraber- adı sanı duyulmadık sendikalar bu konuda olur olmaz sebeplerle davalar açarak kendi reklamlarını yapmış olmalarıdır. Ayrıca yine sendikalar, sendikacılığı yönetici atamadan ibaret zannederek tüm mesailerini bu işe harcama yanılgısına düşmüşlerdir. Dahası üye toplamak için herkese mavi boncuk dağıtır gibi yöneticilik vaadiyle üye toplayan sendikacıların önünde elini ovuşturup peşlerinden ayrılmayan dalkavuk tayfası da artık bunlardan ümidi kesip sınavlara yönelince deyim yerindeyse sendikacılar işsiz, işlevsiz, polemiksiz ve reklamsız kalmışlardır. İşte tam da bu noktada bu tür taslak entrikalarıyla yeniden kendilerine bir iş ve reklam malzemesi üretmek adına böyle bir oyuna başvurmuş olabilecekleri konusunda şüphelenmekteyim doğrusu. Buna paralel olarak da sendikaların verdiği sipariş üzerine bu konuda kalemşorluk yapan ya da sitelerine misyon biçen yorumcular için de hem bir malzeme hem de sivrilip sendika basamaklarını tırmanmak adına bir ganimet gibi algılanıyor olabilir. Hülasa bu konuda bir entrika varsa eğer, bu paragrafta yazdıklarım önceki tecrübelerden hareketle hiç de yabana atılacak tahminler değildir.
             Sonuç olarak mevcut yönetmelik tüm eğitim camiası tarafından kabul gören, şu ana kadar çıkarılmış olan yönetmeliklerin en adili olan, EK-2 hariç objektiflik kriterlerine uyduğu için de aklı başında kimsenin eleştiremeyeceği son derece güzel bir yönetmeliktir. Böylesi bir yönetmeliğe “Mülakat ya da sözlü sınav” gibi daha önce yargıdan dönmüş olan hatta geçtiğimiz yıllarda kördüğüm olan yönetici atama sorununun da fitilini ateşlemiş olan bu saçmalığı eğer Bakanlık arpalık peşinde koşan sendikaların oltasına takılır da geri getirme gafletinde bulunursa –ki ben asla ihtimal vermiyorum- bu defa baltayı hepten taşa vurmuş, bu konuda en az on yıl geri gitmiş ve tüm eğitim camiasını karşısına almış olur ve aynı zamanda zaten üyelerinden aidat toplamaktan başka bir misyonları ve aktiviteleri de kalmamış olan, işlerini sosyal medyaya kaptırmış olan ve torpil arpalığından kendine varlık zemini oluşturmaya çalışan sendikaları da eğitim camiasının gözünde tarihin çöplüğüne atmış olur.
             Böylesi akıllara ziyan, faciayı andıran bir tablonun gerçekleşme ihtimali resmi olarak gün yüzüne çıkarsa bu yazdıklarımdan ötürü özür dileme erdemini gösterdikten sonra, tıpkı daha önce yönetici atama yönetmeliğinin çıkması sürecinde “Önden giden atlılarla” birlikle yaptığımız mücadele örneğinde olduğu gibi kolları sıvayıp bu konuda da memurlar biz sitesi aracılığı ile mücadele edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.
            Nitekim en adaletli yönetmelik çıkması  konusunda ve diğer konularda yukarıda bahsettiğim entrikacılara rağmen, sendikaların da fersah fersah önünde olmuş olan memurlar.biz sitesinin mücadele edip de başarılı olmadığı bir konu yoktur. Örnek mi?  Mevcut Yönetici Atama Yönetmeliği ve Rotasyon konusu ... Peşinden de uzman öğretmenlik konusunun geleceğine inancım tamdır. Sabırla bizi desteklemeniz yeterlidir. 04.01.2012
                                                                                                           
                                                                                                                      Cafer GÜZEL