20 Mayıs 2011 Cuma

MEMUREVİ: Haziran 2011 Öğretmen Ataması Tercih Edilebilecek Eğitim Kurumları Listesi

MEMUREVİ: Haziran 2011 Öğretmen Ataması Tercih Edilebilecek Eğitim Kurumları Listesi

Haziran 2011 Öğretmen Ataması Tercih Edilebilecek Eğitim Kurumları Listesi

Haziran 2011 Öğretmen Ataması Tercih Edilebilecek Eğitim Kurumları Listesi
  Liste İçin Tıklayınız.

2011 Haziran 30 Bin Öğretmen Ataması Branşlara Göre Kontenjanlar ve Taban Puanlar

Seçim sürecine girerken, öğretmenler de düşünülsün!

Seçim ve Ek ders Sorunu 29 Mart 2009 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinden hemen önce 27 Mart 2009 da ele aldığımız bir yazıyı tekrar gündeme almamız gerekiyor. Çünkü 12 Haziran seçimlerinden sonra da aynı sorunla karşı karşıya kalınacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullar 30.03.2009 Pazartesi günü seçim nedeniyle tatil edilmiştir. Bakanlar kurulunca 16 Aralık 2006 tarihinde çıkarılan “Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici Ve Öğretmenlerinin Ders Ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar” ve bu karara göre yayımlanan genelgelere göre öğretmenler gelmedikleri her gün için o günde bulunan derslerinin tamamı alacakları ek ders saatinden kesilmektedir.
Ülkemizde örgün eğitimde yaklaşık 600bin şube bulunmaktadır. 30 Mart 2009 günü tüm okullarımızda tüm şubelerde 6 şar saat ders yapılacağına göre toplam 600bin*6=3.600.000 saat ders yapılmayacak demektir.

Bir ders saatinin vergiler dahil devlete maliyeti 7,50TL’dir.

Bu derslere ödenecek ücretlerin tamamı öğretmenlerden kesildiğine göre 7,50*3.600.000=27 milyon TL’lik ücret ödenmeyecek demektir. Kaldı ki her bir öğretmenin kaybı 6 saat olarak hesaplanmışken oysa ki her 10 saate 1 saat olarak ödenen Hazırlık ve planlama ücretleri işin içine katıldığında bu sayı daha da büyüyecektir.

16 Aralık 2006 da bu karar yayımlanmadan önce bu konudaki uygulama o gün öğretmenin üzerinde kaç saat ek ders varsa o kadarı kesilmesi şeklindeydi. Örneğin bir sınıf öğretmeninin kaybı o gün için 6 saat değil sadece 3 saat olmaktaydı.

Bu uygulama nedeniyle örneğin dini bayramların 2 günü ders günlerine denk geliyorsa bir sınıf öğretmeni sadece 1 saatlik hazırlık ve planlama ücretini alabilmektedir.


Bu sorunlar devam ederken sendikaların yaptığı eylemlere istinaden “Öğretmenlerin dini bayramlarda girmedikleri dersin ücretini talep ettikleri bunun laikliğe de aykırı ” şeklinde ifadelerle karşı karşıya kalınmıştı.

Oysa ki öğretmenlerin taleplerini örnekle açıklayacak olursak;

2 gün bayram tatili olduğunda diğer 3 gün derse giren bir sınıf öğretmeni derse girdiği 18 saate rağmen o haftayı rapor alarak geçiren bir öğretmenin maddi olarak durumu aynı olmaktadır.

Yine aynı şekilde öğretmenin 2 gün rapor alması ile (5 gün yani hafta boyu) rapor alması arasında ücret olarak bir fark kalmamıştır.

Oysa ki 16 Aralık 2006 öncesinde aynı şartlarda 2 gün tatil olduğunda yada öğretmen 2 gün rapor aldığı için 3 gün derse giren bir öğretmen 8 saat yani 50,00TL’nin üzerinde ücret alabilmekteydi.

Bu kararın ilk yürürlüğe girdiği dönemde milli bayramlardaki uygulama da bu yöndeyken sorun 21/07/2007 tarihinde yapılan değişiklikle çözümlenmişti.

Bakanlık aynı uygulamayı dini bayramların yanı sıra, kar tatili, seçim tatili gibi öğretmenin inisiyatifiyle gerçekleşmeyen tatillerde de uygulamaktadır. Mağduriyet buradan oluşmaktadır. Bu mağduriyetin sonucu olarak maliyenin kasasına 27milyon TL civarında bir para kalacaktır. Bakanlık okulları tatil erken seçim nedeniyle okulların tatil edilmesine ilişkin yazısında “ tatil ilan edilen 30 Mart 2009 günü öğretmenlerin görevli izinli sayılmaları” şeklinde bir ifade bulunmuş olsaydı bu durumda öğretmenlerin hiçbir kaybı olmayacaktı.

Maksut BALMUK 
Eğitim Yöneticisi”

O dönemde 27 Martta konuyu ele aldık 28 Martta bakan Hüseyin Çelik açıklama yaptı ve ilk bakanlar kurulu toplantısında ele alacağız ve mağduriyeti gidereceğiz dedi.

01 Nisan 2009 da yapılan bakanlar kurulundan da karar çıkmıştı.

Karar şöyle idi:

“Nisan 2009 ÇARŞAMBA  Resmî GazeteSayı : 27187

BAKANLAR KURULU KARARI

Karar Sayısı : 2009/14814

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerden, 29/3/2009 tarihinde yapılan mahalli idareler genel seçimi nedeniyle 30/3/2009 tarihinde idari izinli olmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyenlerin, 30/3/2009 tarihindeki aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim görevi ile hazırlık ve planlama görevi karşılığı ders ve ek ders görevlerini yapmış sayılması; Millî Eğitim Bakanlığının 27/3/2009 tarihli ve 30227 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesi ile 5/3/1964 tarihli ve 439 sayılı Kanuna göre, Bakanlar Kurulu’nca 30/3/2009 tarihinde kararlaştırılmıştır.”

Şimdi Diyoruz ki;

Bakanlar Kurulu bu işe el atacaksa;

1- Öğrenci gelmediği ama öğretmen geldiği halde kesilen ek dersler kesilmesin.

2- Bir gün izin kullanan Sınıf Öğretmeninden 7 saat değil ek derse tekabül eden saatler kesilsin.

3- Yüksek Lisans ve Doktora yapmış öğretmenlerin fazla aldıkları %25- %40 ücretler bu dönemde kaldırıldı geri getirilsin.

4- Yöneticilerin egzersiz çalışmaları bu dönemde kaldırıldı geri getirilsin.


Gibi düzenlemeler de bakanlar kurulundan geçirilsin…

Maksut BALMUK
Eğitim Yöneticisi

12 bin sözleşmeli sağlık personeli alımı için KPSS Robotu, Yayında!

Sağlık Bakanlığı, 12 bine yakın sözleşmeli sağlık personeli alacak. Buna ilişkin kılavuz dün yayınlandı. Memurlar.net olarak, kılavuzun robota dönüştürülmüş haliniyayınlıyoruz. Memurlar.net ziyaretçileri, KPSS Robotunu kullanarak, tercihlerini dahasağlıklı yapabilecek, her bir kadro için aranan nitelikleri tek bir pencereden görebilecektir. Tercih işlemleri, 17 Ocak 2011 tarihine kadar ÖSYM'nin internet sitesi üzerinden yapılabilecektir.



Bazı üyeler yanlış anladığı için şu husus belirtmek istiyoruz. Şuanyayınlanan kılavuz, Sağlık Bakanlığınınsözleşmeli personel alımına ilişkindir. Diğer kamu kurumlarının memur alımları, 24 Ocak'ta ilan edilecek kılavuzda yer alacaktır. Dolaysıylasağlık personeli dışındaki adayların, 24 Ocak'ta yayımlanacak olan, 6 bin 500 kişilik kılavuzu beklemeleri gerekmektedir.
13 bin sözleşmeli sağlık personeli alımına ilişkin KPSS Robotu içinhttp://www.memurlar.net/kpss_2011_3.aspxadresini kullanabilirsiniz. Bu sayfada, öğrenim düzeyi, mezun olunan bölüm ve unvanı seçerek tek tek sorgulama yapabilirsiniz.
Kılavuzdaki kadroların 4.636'sı lise, 3.786'sı önlisans ve 3.753'ü lisans düzeyindedir. Toplam 12 bin 175sözleşmeli pozisyon yer almaktadır.
Kadrolarda Merkezi Bütçe ve Döner Sermaye olmak üzere ikili bir ayrım bulunmaktadır. Bu ayrımın adayları ilgilendiren bir yönü bulunmamaktadır. Her iki durumda da, alınacak personelin tabi olacağı mevzuat 4/B'li personelin kanunu sayılan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı olacaktır. Bir çok hastane yeterli dönersermayeye sahip olduğu için, döner sermaye gelirindeki azalmaya bağlı olarak maaşların ödenememesi gibi bir durumun oluşması küçük bir ihtimaldir.

Memurlar için ballı maaş ve emeklilik yöntemleri

Memurların daha yüksek maaş ve emeklilik aylığı alabilmek için yapması gerekenler
Memurların daha yüksek maaş ve emeklilik aylığı alabilmeleri için yasal düzenlemeler beklemesine gerek yok.

Memurların büyük bir çoğunluğu görevde yükselme eğitim ve sınavları veya yılda bir yapılan toplu sözleşmelerle hak elde etmeye çalışmaktadırlar.

Ek gösterge ve makam tazminatı gibi maaş ve emekli aylığı unsurları da kanunlarla düzenlenmektedir.

Hal böyle iken, bakanlıklara bağlı bazı genel müdürlüklerde bölge müdürlüğü ve daire başkanlığı görevlerine atanabilmeyi başaran memurlar bir yönetmelik değişikliği ile daha yüksek maaşlara ve emekli aylıklarına kavuşabiliyorlar.

Aynı şekilde bu kişilerin yargı yoluna gitmelerinin de önü kesilerek rahatlıkla görevden alınmalarına imkan sağlanmış oluyor.

Anlayacağınız alanda memnun oluyor veren de memnun oluyor.

Daha önce haber sitemizde 6 Şubat 2011 tarihinde Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından yapılan yönetmelik değişikliğinden bahsetmiştik.

Bu defa da Orman Genel Müdürlüğü kendi Teftiş Kurulu Yönetmeliğine bir geçici madde eklemek suretiyle bölge müdürü ve daire başkanlarına kıyak emeklilik sağlayarak görevden alınmalarının veya emekliye ayrılmalarının yolunu açmış oldu.

Bu geçici maddeye göre, yönetmeliğin yayımı tarihinde Orman Genel Müdürlüğünde Orman Bölge Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst görevlerde en az 18 ay süreyle görev yapmış olanlardan aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarından birisi ile cezalandırılmamış olanlar, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan Oluru ile müfettişliğe atanabilecekler.
 Bu da şu anlama geliyor; Orman genel Müdürlüğünde halen 2.830 lira olan Bölge Müdürü ve Daire Başkanı maaşı 150 lira artarak 2.980 liraya yükselecek.
Bunlar emekli oldukları takdirde ise 1,930 lira civarında olan emekli aylıkları 320 lira artarak 2.250 liraya, 46.450 lira olan emekli ikramiyeleri ise yaklaşık 12.000 liralık bir artışla 58.160 liraya yükselecek.
 Konuya ait teknik değerlendirmelerimizi 6 Şubat 2011 tarihli haberimizde (bknz. Yönetmelikle Müfettiş Olunur mu? başlıklı haber) dile getirdiğimiz için bu defa konuyu o boyutuyla yeniden irdelemeyeceğiz.
 Memuruyla, sözleşmelisiyle, işçisiyle, geçici personeliyle, askeriyle, polisiyle, yargıcıyla öğretim elemanıyla tüm kamu çalışanlarının her zaman daha iyi mali ve sosyal haklar elde etmelerinin en önde gelen savunucusu olduğumuz haber ve değerlendirmelerimizle sabittir.
Dolayısıyla bizler de bazı genel müdürlük idarecilerinin elde ettiği bu kazanımlardan memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isteriz.
 Ancak, bu hakları elde edenler adına memnuniyet duymakla beraber, çalışan kesimlerin büyük bir çoğunluğu bu hakları dişleriyle tırnaklarıyla çalışıp, didinerek yıllar süren mücadeleler sonucu elde ederken, kimilerine ise basit bir yönetmelik maddesiyle geniş mali haklar sunulabilmesini eşitlik, adalet ve hakkaniyet kavramlarıyla bağdaştıramadığımızı belirtmek ve bu düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak istedik.
Çünkü kamu yönetiminde kamu çalışanları bakımından “bal tutan parmağını yalar”, “gemisini kurtaran kaptan”, “Rabbena hep bana”, “suyun başında olanlar” gibi deyimlerin değil eşitlik ve adalet ilkelerinin esas olmasından yanayız.
 www.memuruz.biz
 Yazarın Notu: 25.5.2010 tarihinde Orman Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliğine aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1 – Orman Genel Müdürlüğünde Orman Bölge Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst görevlerde en az 18 ay süre ile görev yapmış olanlar aylıktan kesme dahil daha ağır disiplin cezası almamaları şartıyla Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan Oluru ile Müfettişliğe atanabilirler.”
 12.5.2011 tarihinde ise aynı yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
 “GEÇİCİ MADDE 5 – Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde Orman Genel Müdürlüğünde Orman Bölge Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst görevlerde en az 18 ay süreyle görev yapmış olanlardan aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarından birisi ile cezalandırılmamış olanlar, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan Oluru ile müfettişliğe atanabilirler.”

Halen yürürlükte olan ve tüm zamanları kapsayan ek 1. madde varken aynı mahiyetteki geçici 5. maddeye niçin ihtiyaç duyulduğu tarafımızdan anlaşılamamıştır. Çünkü bu geçici 5. madde eklenmeseydi de zaten mevcut ek 1. maddeye göre de istenen amaca ulaşılması mümkündü.

Kamuda Görev Yaparken Ayrılana İkramiye

Emekli Sandığı’na bağlı olarak bir müddet çalıştıdıktan sonra ayrıılanların, ikramiyelerinin ödenmemesine neden olan düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
İptal İle beraber, kamudaki görevinden ayrılan memurların başka yerlerde çalıştıkları gerekçesiyle, kamuda çalıştıkları döneme ilişkin ikramiyeleri ödenmeyen personele bu ücretleri alabilme şansı ortaya çıktı.

Şimdi ikramiyelerin ödenmesi için yasa değişikliği gerekli. 

Kamuda bir süre çalışıp ayrılan binlerce vatandaşın emekli ikramiyesi için beklediği müjdeli haber Anayasa Mahkemesi’nden geldi. 

Yüksek Mahkeme, bu durumdaki kişilerin ikramiyelerini almamalarına neden olan düzenlemeyi iptal etti. Emekli Sandığı’na bağlı olarak kamuda bir süre çalışan ancak istifa eden çalışanlar, “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki Yasa” nedeniyle emekli ikramiyelerini alamıyorlardı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay, 2005 yılında, bu düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. Yüksek Mahkeme, 2009 yılında düzenlemeyi iptal etmişti. Anayasa Mahkemesi, iptal kararının yürürlüğe girmesi için bir yıllık süre vermişti. 

Dikkat “HARCA-N-MA YETKİLİSİ” Olmayın

5018 MAYIN TARLASI GİBİ...
Milli Eğitim Bakanlığı taşra yöneticileri olarak, yüklendiğimiz sorumluk ile özlük haklarımız bir biri ile akıllara zarar şekilde orantısız.Aslında ters orantılı demek daha doğru olur. 2008 yılının Nisan ayında Erzurum Hizmetiçi Eğitim Enstitüsüne, Mali Mevzuat Seminerine davet edildik. Öyle ya güzel Ülkem Türkiye’min maliye, ekonomi, iktisat, hukuk eğitimi gerekirken bu eğitimlerin hiçbirini almadan trilyonluk bütçelerin altına imza atan, ihale yapan gerçekleştir-ME  görevlisi ve HARCA-N-MA YETKİLİSİ olarak çalışan mevzuat kurbanları orada  idi.Türkiye’nin  yarısına yakın ilinin, ilçe milli eğitim şube müdürleri, il milli eğitim müdür yardımcıları orada gerçeklerle tanıştılar. Adeta kurbanlık kuzuların gözü orada, Palandöken eteklerindeki Erzurum’da açıldı.


            Milli Eğitim Bakanlığı taşra teşkilatında çalışan,mali uzman, iktisat uzmanı, ekonomi uzmanı, ihale uzmanı(!..)üç yüzden fazla  eğitim yöneticisi bu eğitimin sonunda gerçek anlamda gözlerini silerek 5018 sayılı mali mevzuat yasasına bir kez daha bakma fırsatı bulmuş, iyi de olmuştu.

            Merkez Teşkilatında bu işi yapan yöneticiler ya çok akıllı ve feraset sahibi olduklarından STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞINI kurmuş, yine feraset ile MALİYE /HUKUK/İŞLETME/EKONOMİ eğitimi görmüş UZMANlar alarak; bu işleri o uzmanlar aracılığı ile gördürerek, kendilerini her dalgadan ve fırtınadan korunaklı sakin bir limana çekmişlerdi. Olsun ..onlar Müdürdü.. ya biz?!

            Bu taşra yöneticileri ise eğitimi yönetirken CAMBAZLAR misali tek bir yetenek ya da hünerle yetinmeyecek, maliye, ekonomi, hukuk, işletme, iktisat bilgisi ve uzmanlığı gerektiren bir çok alanda maharetli işler yapacaktık. Daha doğrusu yapmak zorunda idik. Bize ait olmayan bir parayı harcamak için komisyon kurmak, ihale mevzuatını başucu kitabı yaparak birkaç kez hatmetmek, değişen ihale ve ihale sözleşmeleri yasası ile bu yasalara dayanılarak çıkartılan onlarca yönetmeliği aylarca incelemek, olur ya takip edemediğin bir değişiklikten dolayı ihalesi iptal edilen x işi için KİK ‘na savunma yazmak, bizim nasibimize(!)düşmüştü. Öyle ya biz memurduk ve devletin parasını doğru harcamak, harcamadan da öte hesabını vermek zorunda idik.

            O ZAMAN KATILDIĞIMIZ BU MALİ MEVZUAT SEMİNERİ biz taşra yöneticilerinin  nasıl bir mayınlı tarlada dolaştığımızı açıkça ortaya koymuştu. Çünkü bizim işlerimize yardımcı olup her yönü ile mevzuatı bilerek İHALE yapan Mali Uzmanlarımız yoktu. Her işi kendimiz yapmak, yaptığımız işlerin her şeyi ile doğruluğunu temin etmek, taşranın kurt kasaba politikacılarının dalga ve kimi zaman Partili tsunamilerine göğüs germek, yandaşının alamadığı ihalelerde hakarete varan muamelelere maruz kalmak ve buna rağmen ONURU ile görev yapmak sorumluluğu da bizim sırtımıza yüklenmişti.

            Sınavla yada okul müdürlüğü yaparak şube müdürü ve ilçe milli eğitim müdürü olarak atanan arkadaşlarımızın kimseye bir diyet borçları olmadığı için bütün bunlara rağmen mevzuatı dürüştçe uygulamaları yetmedi ve yetmezdi. Çünkü onların lügatinde yasalara uygun olmayan işlerde “hayır” diyebilecek, yada bununla aynı  anlama gelecek fikir ve söylemleri mevcuttu. Hayır demesini bilen yöneticiler yandaşlara ihale veremezdi. Hem sonra ihale malum VERİLMEZ, ALINIRDI. Ama olsun. Bunu kasaba politikacılarına anlatacak birileri olmalıydı, olmaz ise eğer her söylenene EVET diyen bir alaturka tulumba bulur, getirir ve başına müdür yaparlardı. Böylece taşrada olmaz işler olur, oldurulur,oldurtulurdu. İşi  ve mevzuatı bilen taşranın eğitim yöneticileri iş yapar, bu tulumba kafalarda işi bilene müdürlük yapar ya da yaptırılırdı.

            Bu seminerden sonra mayınların ne zaman patlayacağı bilinmeden yol almaya devam etti bu  gemi. Ama maliyenin veznesinde tahsilat yapan ortaokul/lise mezunu memura, banka veznesindeki  memura verilen mali risk ödeneği, trilyonluk  ihaleler yaparak parayı harcayan, harcanmasına ait temel belgeleri hazırlayan biz milli eğitimin taşra yöneticilerinden esirgendi.

            5018 ile getirilen maddeler ve özellikle 10 yıllık zaman aşımı süresi, bizlerin tepesinde demoklesin kılıcı gibi sallanmaya devam etmektedir. Suçumuz eğitimi yönetmeye talip olmak. İhale bizim işimiz mi? Merkez teşkilatı Starateji Geliştirme Başkanlığı’nda verdiği kadrolar ile  bu işleri kılı kırk yararak uzmanlarına yaptırıp, altına imza koyulurken asıl işi öğretmenlik olan ve hasbel kader yöneticilik  alanını tercih etmiş bu insanlara bu kadar yükü bedavadan yaptırmak ve sorumluluğu sonuna kadar yüklemek hakkanıyete ve insafa sığar mı?  Eğer böylesine ağır bir yükü siz taşra teşkilatı yöneticilerinin sırtına yükleyecekseniz ve bunu değiştirmemekte kararlı iseniz, her il ve ilçeye bir tane mali uzman verin. Bizim ihale ve parasal işlemlerimizi  de uzmanlar yapsın. Bizde altına gönül rahatlığı ile imzamızı koyalım.Yoksa sadece planlama görevi olan eğitim yöneticilerini ÖZEL İDARELERİN parasını harcamakla görevlendirip, yasa ile yakamıza yapışmayın. Efendim özel idare müdürlüklerinde yeterince personel yok, ya da bu işleri yapacak yetkin personel yokmuş. O zaman personelini verin herkes işini yapsın. Davul MEM’in sırtında tokmak kimi zaman özel idarede, kimi zaman kaymakam da kimi zaman vali de..yani başkasının elinde… Böyle bir garabeti ancak MEB yöneticilerinin sırtına yükleyebilir. Çünki burası garabetler bakanlığına dönüşmüştür. Böyle ihale de yapılmaz, para da harcanmaz.

            Sözü mali mevzuat seminerinden açmış iken yine onunla bitirelim. Bu mali mevzuat seminerinin en sonunda eğitime katılan arkadaşlarımızın ürkmesini görmüş olacaklar ki, bakanlık yetkilileri adeta bu ne ki? Siz daha neyini gördünüz ki? dercesine 5018 SAYILI YASA VE YASANIN UYGULAMASINA İLİŞKİN SAYIŞTAY GENEL KURUL KARARINI paylaştılar. Okumayan arkadaşlar, lütfen açsın okusunlar ve görsünler… Attıkları her imzadan on yıl boyunca nasıl sorumlu olduklarını?Malum olduğu üzere Sayıştay kararlarının temyiz ve olağanüstü hukuk yolları da yok.Yani hakkınızda Sayıştay ilamı ile size dönen bir borç tebliği gelirse bunu ödemekten başka çareniz de yok…Mazeret ileri sürmeniz, bu işin uzmanı biz değildik, biz öğretmen idik. Bize zorla valilik iç genelgesi ile, kaymakamların emri ile yaptırdılar “geyikleri” bu durumda iş görmez.

            200…. senesinde X İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde  görevli iken Y ödeme belgesine attığınız bir imzadan dolayı  sorumlu tutulup, borcun size rücu etmesi ve emeklilik beklerken emekli ikramiyesini de verseniz kurtulamayacağınız bir borçla karşılaşırsanız, ENİŞTENİZİN sizi neden öptüğünü anlamakta zorlanmayın. Bu eniştenin adı 5018 SAYILI KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL YASASI =MALİ UZMAN OLMADAN BU İŞİ YAPANLAR İÇİN  MAYIN TARLASI…


Hakan KAYA
Şube Müdürü

4/Bli personele tayin hakkı


Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan 'Sözleşmeli Personel Çalıştırmasına İlişkin Esaslar'da değişiklik içeren düzenlemeye göre; can güvenliği sebebiyle bulunduğu yerde kalmasında sakınca bulunan 4/B'li personele tayin hakkı geliyor.

Ayrıca eşi vefat eden 4/B'li personele de kurum içinde nakil yapma hakkı verilecek.
Sağlık Bakanlığı'ndaki 4/B'liler dikkat!

Getirilen bir başka düzenleme ile de sözleşmeli personele tayin hakkı ile ilgili olarak önemli bir açılım sağlanıyor haberkamu. Sağlık Bakanlığı sözleşmeli personel ilanına çıkmadan önce boş sözleşmeli personel pozisyonlarını yılda bir kez ilan edecek. Bakanlıkta en az 2 hizmet yılını tamamlamış olan sözleşmeli personel, bu pozisyonlara tercihte bulunabilecek.

Bakanlık bu işlemi yaptıktan sonra sözleşmeli personel alımı ilanına çıkabilecek. Getirilen düzenleme ile sözleşmeli personelin Sağlık Bakanlığı içinde kolay yer değiştirmesinin önü açılıyor.