19 Mayıs 2011 Perşembe

OKULLAR SEÇİM DOLAYSIYLA 1 GÜN TATİL EDİLECEK

12 Haziran pazartesi yapılacak seçimlerde öğretmenlerin çoğunun görev alması ve okul binalarının seçimde kullanılacak olmasından dolayı 13 Haziran Pazartesi günü eğitim ve öğretime 1 gün ara verilecek.

Mevsimlik Gezici Tarım İşçisi Çocuklarının Eğitimleri konulu Genelge yayımlandı.

Genelge İçin Tıklayınız

ÖĞRETMENLİK BAŞVURU KLAVUZU

Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu (Haziran 2011)

EK DERSLERİNİZİ ÇOK KOLAY HESAPLAYABİLİRSİNİZ.

  EK DERS MATİK indirmek için tıklayın

YGS SINAVI TARİH OLACAK. YÖK BAŞKANI YUSUF ZİYA ÖZCAN AÇIKLAMALARDA BULUNDU

İki yıldır uygulanan ve şifre iddialarıyla gündeme oturan YGS kalkıyor. YÖK Başkanı Yusuf Ziya 'Yerine olgunluk sınavı geliyor' dedi. Öğrenci, önce lise bitirme sınavına, sonra da LYS'ye girerek üniversiteye yerleşecek
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya, Akşam Gazetesi'ne yaptığı röportajda yeni sistem ile ilgili bilgi verdi. Özcan, yeni üniversiteye geçiş sisteminden vakıf üniversitelerinin duruma kadar pek çok konuda 1.7 milyon öğrenciyi ve ailelerini ilgilendirecek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"OLGUNLUK SINAVINI GETİRİYORUZ ARTIK TOP, MEB'DE"
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya, YGS yerine başka bir sistem düşünüp düşünmediği ile ilgili soruya: "Öğrenciler çok yoruluyor, bütün hayatları boyunca bu imtihanları dikkate alarak çalışıyorlar ve bu yüzden müzik, fotoğraf gibi sosyal aktivitelerle hobileri gelişemiyor. İşin özeti yüksek öğretimi talep eden sayı biraz aşağı inerse biz bu sınavları başka şekilde yaparız. Üniversite sınavları o kadar merkeze oturdu ki artık liselerde ders yapılamaz oldu. Ama size söyleyeyim, biz çalışmayı tamamladık, MEB'e gönderdik. YGS'yi kaldırıp yerine 'olgunluk' sınavını getiriyoruz. Böylece lise bitirme sınavını getirip ortaöğretim başarı puanını da bu sınavın sonucundan alacağız. Bu sınavı MEB yapacak, biz sadece LYS yapacağız. Öğrenciler lise son sınıfta 'lise bitirme sınavı'na girecekler bu sınav öğrencinin lisede gördüğü derslerle ilgili olacak. Eğer hazırlıklarımızı yapabilirsek bu sınavda açık uçlu soru da sorabiliriz. İşte o zaman öğrencinin lise eğitimini desteklemiş oluruz. Öğrenciler bu sınavı geçmeden üniversiteye gidemeyecekler. Bu sınavı geçen öğrenciler LYS'ye katılıp tercih yapabilecekler. Sınavın bize bir faydası da öğrencinin hangi dersten başarılı olduğunu göreceğiz. O zaman belki LYS'de de öğrenciyi buna göre yönlendireceğiz. Ama tekrar söyleyeyim bundan sonra top MEB'dedir" cevabını verdi.
RANDEVULU SİSTEM
"Bahsettiğiniz öğrenci sayısının bir belirli limiti var mı?" sorusunu ise
"Şu an da yaklaşık 550 bin öğrenci liseden mezun oluyor, yüksek öğretimi talep eden öğrenci sayısı 300 bin civarında olsaydı bugün daha farklı şeylerle uğraşıyor olurduK. İlerleyen zamanda öğrencileri aynı gün sınav yapmayıp randevu sistemiyle sınav yapacağız. Ve bir de IB, SAT gibi sınavlarla da üniversitelere öğrenci alacağız" cevabını verdi.
"YGS İYİ YÖNETİLEMEDİ"
Yusuf Ziya, "YGS krizi neden yaşandı? Gerekli zamanda müdahale edebildiniz mi? Ali Demir görevine devam edecek mi?" sorusuna ise şu cevabı verdi: "Yargı süreci bittiği gün konuşmaya başladık. Karışmak zorundayız çünkü ÖSYM'nin müşterisiyiz. Ayrıca öğrenciye özgü soru ve cevap kağıdı isteğimiz dahilinde gelişti. Ali Bey'in isteğiyle ilgili değil. Bu medyaya yansımadı. Süreç iyi idare edilemedi. Ali Bey'in yeni olması, sistemin zor olması, yeni şifreleme, güvenlik vs. Bilinenin aksine ÖSYM'de ki kadro eski, hiç değişmedi. Eğer yeni elemanlarla yeni ekip kurulsaydı belki sorunlar azalabilirdi. ÖSYM'nin başkanı görevinin başındadır. Bence ÖSYM bundan sonra Metaksan'la devam etmemeli.
Metaksan kadrosunu değiştirmeyecekse Ali Bey tekrar düşünmeli. ÖSYM başkanı olsaydım sorunu tam tespit etmeden basın toplantısı yapmazdım. Eğer yapılan iş kimseye ayrıcalık tanınmamışsa ki yargı da onu söylüyor istifa etmemi gerektirecek bir durum olmazdı."


Haber Kaynağı : 

Kaynak : http://www.turkmemur.net/haber-YGS-Sinavi-Kalkiyor-23797/#ixzz1MpL8tQ96

Norm Kadro Fazlası Öğretmenler

MEB Personel Genel Müdürlüğünün 11/05/2011 tarih ve 31932 sayılı yazısı

Kaynak : http://www.turkmemur.net/haber-Norm-Kadro-Fazlasi-Ogretmenler-23612/#ixzz1MpKKgdHp

Norm kadro fazlası öğretmenlerin ataması ile ilgili MEB Personel Genel Müdürlüğünün ilgi sayılı yazısı  gönderilmiş olup yazının okulunuz/kurumuz öğretmenlerine imza karşılığı duyurularak, branşlarında öğretmen ihtiyacı ve normu bulunan okulları belirtilmek kaydı ile dilekçelerinin alınması ve gereğinin yapılması gerekmektedir.


ÖĞRETMENLER İZİNLERDE DE EK DERS ÜCRETİ ALACAKLAR MI? İŞTE CEVAP.

İdarecilerinizinliveraporlu oldukları günlerde ek ders kesilecek mi ? Sendikaların yetki telaşı ile unuttukları konuyu sizler için Milli Eğitim Bakanlığına sorduk.. Bakanlık her zaman olduğu gibi yönetmeliği yorumlayamadı ve topu Maliyeye attı...

Kaynak : http://www.turkmemur.net/haber-Izinlerdede-ek-ders-odenecek-mi-23514/#ixzz1MpJnvwvH


611 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 106. maddesinin Mazeret İzni başlıklı E fıkrasında Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında mali haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz denmektedir. Buna karşın 16.12.2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının Görevin fiilen yapılması başlıklı 25.maddesi 3. fıkrası Kararın 10, 14 ve ek 1 inci maddeleri ile 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası 3 uyarınca ödenen ek ders ücretleri, yarım günlük izinler hariç, her ne şekilde olursa olsun izinli ve raporlu olunan sürelerde ödenmez denmektedir. Kanun ile düzenlenen bir husus normlar hiyerarşinde Kanunun altında yer alan düzenlemeler ile kısıtlanamayacağından dolayı yıllık izin ve mazeret izinli olunan günlerde de ek ders ücreti ödemelerinin yapılması gerekmektedir. Bu durumda,



1- Okul ve kurum yöneticilerinin izinli olduğu günlerde kanuna dayalı olarak ek dersleri ödenecek midir ?

2- Ödenmeyecekse kanuna aykırı işlem yapılmış olmaz mı ?

3- Yönetmeliğin kanuna uygun hale getirilmesi noktasında herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır ?



MEB'İN CEVABI



Kurum Adı : T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

>

> Başvuru No : 58......

> Cevap Metni : Konu hakkında Maliye Bakanlığından görüş sorulmuş olup, cevap alındığında teşkilatımıza gerekli açıklama yapılacaktır.

>

> İstediğiniz belgeler (varsa) Email'a eklenmiştir


Kaynak : http://www.turkmemur.net/haber-Izinlerdede-ek-ders-odenecek-mi-23514/#ixzz1MpJvMAqG

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLERİ BU İŞE ÇOK ŞAŞIRACAK

Dün açıklanan öğretmen atama kontenjanları en çok Sosyal bilgiler öğretmeni adaylarını şok etti.
Milli Eğitim Bakanlığı Kasım 2010 atamalarında MEB 811 kişilik kontenjan için 76 taban puan iken mayıs 2011 atamalarında  903 kontenjan bulunmasına rağmen taban puan belirlemesi 80 olarak belirlenmesi sosyal bilgiler öğretmenleri arasında şok etkisi yaptı.

Mayıs-2011 Maaş Bordronuzu Görmek için tıklayınız

Mayıs-2011 Maaş Bordronuzu (dilerseniz önceki ayları da) görebilmek içintıklayınız
Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Memur ve Sözleşmeli Memurlar İçindir

ATANAMAYAN ARALARINDA TOPLADIKLARI PARA İLE İLAN VERDİLER.

BİZ MAĞDURİYETİNİN GİDERİLMESİ BEKLENEN, 2010 KPSS KOPYA SKANDALIYLA MAĞDUR OLAN ÖĞRETMEN ADAYLARIYIZ.

BİLİNDİĞİ ÜZERE SAYIN BAKANIMIZ MAĞDURİYETİMİZİ GİDERMEK İÇİN 1 HAZİRANDA 30.000 KADROLU EK ALIM YAPARAK

BİZİM MAĞDURİYETİMİZİ GİDERMEK İSTEMEKTEDİR.
FAKAT GÖZDEN KAÇAN BİR DURUM VARDIR,O DA KADROLU ATAMAYLA BİZ ATANMAMIŞ MAĞDURLARIN MAĞDURİYETİ

GİDERİLMEMİŞ OLACAK ZATEN ATANAN VE ŞUAN ÇALIŞMAKTA OLAN ÖNÜMÜZDEKİ SÖZLEŞMELİLER KADROYA GEÇİŞ YAPMIŞ OLACAKTIR.

  
KISACASI BU YAPILAN 30.000 ATAMA REEL BİR SAYI OLMAYIP,KAMUOYUNU YANILTMAKTA EN ÖNEMLİSİ DE

 BİZ ÖĞRETMEN ADAYLARINI TEKRARDAN UMUTSUZLUĞA SÜRÜKLEMEKTEDİR.

ÖSYM NİN BIRAKTIĞI LEKELERİ TEMİZLEMEK ADINA SAYIN BAKANIMIZ ELİNDEN GELENİ YAPMAKTADIR.

FAKAT BU HUSUSUN GÖZDEN KAÇTIĞINI DÜŞÜNEREK BİZ KENDİMİZİ HATIRLATMAK ADINA,

ATAMA BEKLEYEN MAĞDURLAR OLARAK YARIN  SABAH GAZETESİ'NE MAĞDURİYETİMİZİ ANLATAN BİR İLAN VERECEĞİZ.

İLANIMIZ SON DERECE BİZE YAKIŞIR OLUP MAĞDURİYETİMİZİ DİLE GETİRMEK ADINA YAPILACAKTIR.

  
BİZ BU İLANIN BÜTÇESİNİ İŞSİZ ÖĞRETMENLER OLARAK ARAMIZDA 5'ER 10'AR LİRA TOPLAYARAK OLUŞTURMAYA ÇALIŞTIK.

  
ŞİMDİ SİZDEN İLANIMIZ YAYINLANDIĞI ZAMAN , İLANIMIZA DESTEK OLMANIZI VE İLANIMIZI HABER YAPMANIZI RİCA EDİYORUZ.

Bakan Akdağ, Yakutiye Kent Konseyi Gençlik Meclisi'nin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlediği "Gençlik Buluşması" toplantısı ile gençlerle bir araya geldi.

Sağlık Bakanı Akdağ, sağlıkta sözleşmeli çalışanların tayinlerinin ne zaman yapılacağının sorulması üzerine de yer değişiklikleriyle ilgili olarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile bir karara vardıklarını, mevcut sözleşmeli olarak çalışanlardan yer değiştirmek isteyenlere, yeni kadrolar açacaklarını belirterek,
"Yeni yerleri belirleyeceğiz ve şu anda bizde çalışan sözleşmelilerin yer değiştirmesine müsaade edeceğiz. Daha sonra boşalan yerlere de yeni kadrolar açarak, yeni müracaat eden arkadaşlarımızı alacağız. Bütün bu işler şu andaki takvime göre, Temmuz ayının sonuna kadar, belki Ağustos ayının ortasına kadar bitmiş olacak" dedi.
Atatürk Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü son sınıfta okuyan bir kız öğrencinin de felsefe grubu öğretmenlerinin rehber öğretmeni olarak atanabildiğini, bu durumdan rahatsızlık duyduklarını bildirerek, "Siz de hemşireleri, sağlık memurlarını doktor olarak atamayı düşünüyor musunuz" diye soran bir genci yanıtlarken, Bakan Akdağ, bu konunun Milli Eğitim Bakanlığının alanına girdiğini ve detaylarını bilemeyeceğini söyledi.
Bakan Akdağ, çok sayıda gencin soru sormak istemesi üzerine de e-posta aracılığıyla soruların kendisine yöneltilebileceğini ve 10-15 gün içerisinde gerekli inceleme yapıldıktan sonra cevap vereceğini bildirdi.

DEĞERLİ ÖĞRETMEN ARKADAŞIM GELECEĞİ İNŞA ETMEK GİBİ ÇOK YÜKSEK BİR AMACI OLAN BİZ ÖĞRETMENLERİN MESLEĞİMİZİ MUTLAK SURETTE EN İYİ ŞEKİLDE İCRA ETMEK ZORUNDA OLDUĞU AŞİKARDIR. BUNU BAŞARMAK İÇİNDE BU MESLEĞİN İNCELİKLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE ÖĞRENİP UYGULAMALIYIZ. AŞAĞIDAKİ ALTIN 200 KURAL BİZE BU KONUDA BİR IŞIK TUTACAKTIR. DAHA MUTLU VE MÜREFFEH BİR GELECEK BİZİM ELLERİMİZDE. HAYIRLI ÇALIŞMALAR DİLEĞİYLE

AHMET DEMİR

1 İyi bir eğitimci güzel ve etkili konuşmalı, nükte yapabilmeli, fıkra ve hikaye anlatabilmeli, şiir yazıp okuyabilmeli
2 İyi bir eğitimci gül yetiştiren bahçıvandır. Eline güllerin dikeni batsa da şikayetçi olmaz. O dikenlere değil güllere hizmet ettiğini bilir.
3 İyi bir eğitimci kendisini mesleğe adamış insandır.
4 Rüyasında öğrencisini görmeyen iyi bir eğitimci değildir.
5 İyi bir eğitimcinin gönlü dikensiz bir gül bahçesidir.
6 Kalbine giremediğiniz öğrencinin beynine giremezsiniz.
7 Kendinizi sevdiremezseniz dersinizi sevdiremezsiniz
8 Sevgi insanlara inanılmaz fedakarlıklar yaptırır.
9 Bir anne fedakarlığı ile öğrencisini seven öğretmen başarılı olabilir.
10 Sevgi ile atılan bir adım inanılmaz başarılar getirir.
11 İnsan sevdiği işi yaparsa başarılı olur başarılı olduğunda da mutlu olur.
12 Dönem ortasında kesinlikle sınıf değiştirmeyiniz.
13 İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. Hz Muhammed (SAV)
14 En şerefli yol: Büyük bir ideale sahip olmak, güzel bir hedef belirlemek, ve bu uğurda durmadan çalışmaktır. Bu düsturla çalışan hiç yorulmaz ve insanlara hizmet etmekten zevk alır.
15 Çalışmak ibadettir.
16 Hedefi olmayanlar çalışmaktan zevk almazlar.
17 Bir insan hiçbir zaman nereye gittiğini bilmeden gittiği yol kadar uzun yol gidemez.
18 Yeteneklerini saklama, onlar kullanmak içindir. Güneş saati gölgede ne işe yarar ki
19 Yarınlar rahatını feda edebilenlerindir.
20 Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ona öğretin. Bilmeyen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın. Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının. Bilen ve bildiğini bilen liderdir. Onu izleyin.
21 Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir
22 Mazeret bulmayı iyi başaran kişinin başka bir şeyi iyi başardığı pek görülmez
23 İnanıyorsanız üstünsünüz (Ayeti Kerime)
24 Çalışanlar ALLAH’ın sevdiği insanlardır. Hz Muhammed (SAV)
25 İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır. Hz Muhammed (SAV)
26 Gençliğe üç öğüdüm var. Çalışın çalışın çalışın
27 İyimserlik eğitimde başarı getirir.
28 Başaracağına inanmayan insan azimle çalışamaz. Zorlukları aşmak için bütün enerjisini kullanmaz.
29 İyimser olursanız yeni başlangıçlar dener, yeni köprüler kurabilirsiniz.
30 İnsanlar bir işi yapabileceklerine inanırlarsa zorluklarla savaşırlar
31 Edison başarıyı sevdiği için dayanıklı ampül tellerini buluncaya kadar dört bin deney yaptı
32 Başarı için öğrenciyle ilgilenmek, onlara zaman ayırmak ve onları başarıya yönlendirmek gerekir.
33 Başarıda ilk adım öğrenciyi tanımaktır.
34 Motivasyon başarının temelidir
35 Çalışmak Allah’ın insanlara verdiği yeteneklerin çiçek açmasına sebep olur.
36 Mutluluk ruhun gülümsemesidir.
37 Asil ruhlu insanlar iyilik yapmayı, başkalarının ruhunu gülümsetmeyi ister. Bundan büyük zevk alır.
38 Etkinlik yapılmayan sınıfta otorite boşluğu ve disiplinsizlik doğar
39 Öğrencilere bol bol kitap okutup, onları araştırarak öğrenmeye yönlendirmek gerekir. Araştırma sonuçları sınıfa taşınmalı ve burada bol bol tartışma yaptırılmalıdır. Çalışmalar mutlaka ödüllendirilmelidir
40 Takdir görmek öğrenci için nottan daha büyük bir ödüldür. Öğrencinin kendine güven duymasını sağlar.
41 Öğrenciyi kesinlikle tehdit etmeyin, şantaj yolunu seçmeyin
42 Problemleri ikna yöntemiyle çözmeye çalışın
43 Öğrencinin 24 saatini faydalı şeylerle geçirebilecekleri programlar yapın ve uygulayın. (aile ile birlikte)
44 Öğrenciyi disipline verme ya da sınıfta bırakmayla tehdit etmeyin.
45 Eğitimcinin gönlünde kin, öfke ve kıskançlığa yer yoktur.
46 Çalışmak mutluluktur.
47 Çalışırken dinlenirim. Dinlenirken çalışırım (Balzac)
48 Üretilen hizmet ve eserler insanlara mutluluk verir.
49 Çalışmak ibadettir.
50 İnsan iyiliğin kuludur.
51 Kötü durumlarda bile her zaman hayatın olumlu yönlerini düşünerek mutsuzluktan çıkış aranmalıdır.
52 Güne nasıl başlarsanız öyle biter. İnsanın ruhsal durumu fiziki durumunu etkiler. Fiziki halimizde ruhsal durumumuzu etkiler. Gülümserseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, somurtursanız en başta kendiniz mutsuz olursunuz.
53 Mesleğinizin aktörü olun rolünüzü iyi oynayın.
54 Her nerede sevgi varsa başarı ve zenginlikte oradadır.
55 İyi bir eğitimci öğrencisine her zaman yapabilme ve başarma ümidi verir. Öğrencisinin kendisine güven duymasını sağlar.
56 Notları kısarak öğrenci motive edilemez tam aksine yüksek not bir motive aracıdır. Çünkü bol not vermenin yan etkisi yoktur.
57 Aşılmayacak zorluk yoktur. Buna inanmak lazım.
58 Öğrenciler öğrendikleri bilgileri unuttukları halde yıllar sonra bile yüksek not veren öğretmenlerini unutmazlar
59 İyi notun öğrenci üzerinde sihirli bir etkisi vardır. Öğretmeni dolayısıyla da dersi sevmesini sağlar
60 Hiçbir öğrenci ben bu dersi yapamam deyip ümidini kesmemelidir.
61 İnsanların başarılarını ve iyi yönlerini vurgulayarak onları mutlu edin
62 En küçük başarıyı bile yüksek notla onure edin
63 Sağlam kaleler yıkılıp fethedilir ancak insanların azmi diğer insanlar tarafından durdurulamaz. Yeter ki insan bir kere azmetsin mutlaka başarır.
64 Problem çözmek iyi bir öğretmenin en önemli özelliğidir.
65 Öğrenciyle kesinlikle sınıf içinde tartışma ve onu eleştirme.
66 Önemli olayların üzerinden 24 saat geçtikten sonra kesin kararlar verin
67 Öğrenciyi sonuna kadar dinle ve onu sevdiğini hissettir.
68 Veliyle sık sık görüş
69 Bazen yönetmeliklerde yazanlar problemi çözmez. İnsiyatif sahibi olmak gerekir. Yönetmelikleri iyi bilin ama onun esiri olmayın
70 Problem sizi aşmadıkça başkasına aktarmayın
71 Dünyadaki en sevimli isim herkesin kendi ismidir. En güzel resim herkesin kendi resmidir.
72 Her öğrenci için mutlaka iyi bir tanıma formu geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Burada hem öğrenciyi hem de ailesini tanıyabilecek kriterler olmalıdır.
73 Öğrenciye ismiyle hitab etmek onu mutlu eder.
74 Hiçbir öğrencinize sıradan biri muamelesi yapmayın
75 İyi bir öğretmen kendini mükemmel bir şekilde mesleki bilgilerle donatır.
76 Öğretmen branşını çok iyi bilmeli, adaletli davranmalı, hissedilmeyen bir otorite sahibi olmalı, öğrencisine karşı anlayışlı olmalı ve ideal sahibi olmalı
77 Her öğrenci dersine hakim olan öğretmene saygı duyar.
78 Saygı ve takdir otoriteyi doğurur.
79 Öğretmenin en önemli müfettişi öğrencisidir. Onlara hazırlıksız yakalanmayın. Müfettiş sizi senede bir defa görür. Öğrenci her zaman sizi takip eder.
80 Öğretmen girdiği dersin müfredat programını çok iyi bilmeli
81 Mesleğinizde iddalı olun
82 Hatasız kul olmaz. Özür dilemekten çekinmeyin
83 Dost kazanmak için çalışın
84 Sana nasıl davranılmasını istiyorsan sen de öyle davran
85 Başkalarının sizinle ilgilenmesini beklemeyiniz önce siz davranınız
86 Birlikte zaman geçirmeye önem veriniz.
87 Diğer insanların başarısını takdir ediniz. Bencilliğin açtığı kapı yoktur.
88 Tiryakiler kadar cesur olup, onların yaktıkları para kadar kitap almalı ve okumalıyız
89 Yer yüzünde bin dost az bir düşman çoktur.
90 İnsanların adalete susuzluğu bitmez
91 Vicdan her zaman haksızlıklar karşısında tepki gösterir.
92 Öğrenciye yapmış olduğun sınavı ailesine gönder velisi imzalasın sana geri göndersin. Bu öğrenci ve velide öğretmene karşı müthiş güven duygusu yaratıyor.
93 Hatada ısrar etmek daha büyük hatadır
94 ALLAH korkusu insanlara irfan, vicdan ve fazilet hissi verir.
95 Öğrencilerinize yüksek ahlak duygusu aşılayın
96 Ahlaksız bir toplum ayakta kalamaz
97 Eğitim insanları merhamet ve vicdan sahibi olarak yetiştirmeli
98 Kalkınmış toplumlar ahlaken de ileri gitmiştir.
99 Öğrencinin sağlam karakterli olması onun ahlaklı olmasına bağlıdır.
100 Sınıftaki otorite sevgi, bilgi ve ilgiye dayanmalıdır.
101 Her ceza sevimsizdir. Cezayı oyun haline getirin Kurallara uymayanlara hak mahrumiyeti ya da ufak para cezaları vermek gibi
102 Dayak insanlık onurunun ayaklar altına alınmasıdır.
103 Dayağa başvurmak acizlikten kaynaklanır.
104 Öğrenciye bilgisi ve sevgisiyle hükmedemeyen öğretmen beceriksizliğini örtmek için dayağa başvurur.
105 Dayak öğrencinin ruh ve yaratılışına baskı yapar. Onların neşesini yok eder, yalan ve kötülüğe yöneltir, hile ve düzen yolunu seçmeye yöneltir, ruhu tembelleştirir, insanlık meziyetlerini kazanmaya yanaşmaz
106 Terbiye ve dayak asla yan yana getirilemeyecek iki kelimedir.
107 Ödül cezadan daha etkili bir öğretme metodudur.
108 Sevgi nefretten daha güçlüdür.
109 İyi bir öğretmen ders işleme tekniklerini bilir ve uygular, derse hazırlıklı gelir, öğrenciyi motive eder, bütün öğrencileri etkinliklere katar, ilgi ve yetenekleri keşfeder ve geliştirir, faydalı ödev vererek öğrencinin okul dışındaki zamanını iyi planlar ve evdeki araştırma çalışmalarını mutlaka sınıfta sundurmalı, eğitim teknolojilerinden faydalanmalı ve çeşitli kaynaklara ulaşma yollarını öğretmeli
110 Ödevler ders işlendikten sonra pekiştirme amaçlı verilmelidir.
111 Daha sıkı kullanılan kol kasları nasıl ki daha güçlü olursa, sıkça kullanılan hafıza ve zihinde güçlenir. Hafızasını sık kullananların hafızası daha dinç olur.
112 Çocuğun zihin kapasitesi çok geniştir. Sakın yükleme yapmaktan korkmayın. Unutmayın ki deha diye adlandırılan insanlar bile beyinlerinin tamamını kullanmamışlardır.
113 Bedenimizi beynimizin kontrolüne sokarsak çok şeyi başarabiliriz.
114 İyi bir eğitimci öğrenmenin sürekliliğini bilir. 7 gün 24 saat bir ömür boyu öğrenme devam eder. “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. Hz. Muhammed (SAV)”
115 Faydalı şeylerle uğraşmayan öğrenci zararlı işlere yönelir.
115 Dikkat ve hafızayı güçlendiren oyunlar oynatınız.
117 Amacımız her öğrenciyi dahi yapmak olmasın . Sadece herkesin yeteneğine göre en iyisini yapmasını sağlamaya çalışalım.
118 Hiçbir öğrenciyi diğeriyle kıyaslamayın
119 Dağ tepesinde bir çam olamazsan, Vadide bir çalı ol, fakat en iyi çalı sen olmalısın. Kazanmak yahut kaybetmek önemli değil. Sen ne isen onun en iyisi ol
120 Öğrencilerin görüş ve önerilerine açık ol bu sizin samimi olduğunuzu kanıtlar ve verimlilik artar.
121 Öğrencinizi sınava değil hayata hazırlayın. Önemli olan sınavdaki başarı değil hayattaki başarıdır.
122 Dersi yetiştireceğim diye konuları üst üste anlatıp aceleye getirmeyin
123 Kitapta olan bilgi hayatta lazım olmayacaksa fazla üstünde durmayın
124 Müfettiş için değil sizi her an gözetleyen öğrenci için çalışın
125 Ders kitapları kadar okuma kitaplarına da yer verin. Okumayı sevdirin. Onlarında seviyelerine uygun yazılar, şiirler, hikayeler yazmalarını sağlayın.
126 Derslerde hemen etkinliğe başlamayın öğrenciyi motive ederek derse ısındırın.
127 Ne gül ne ağla anlamaya çalış. Anlarsan kızmazsın hoşgörü ile karşılarsın
128 En iyi dost da en iyi düşman da biziz, kendimiziz.
129 Mazeretleri yok edin. Çünkü başarının önündeki en büyük engeller mazeretlerdir. Hiçbir mazeret yapılmayan işin yerini tutamaz. Ne kadar güzel mazeretler bulursanız o kadar çok başarısız olursunuz.
130 Mazereti olan öğrenciyi motive ederek yapamadıklarını telafi ettirebiliriz
131 Okulda işlenen derlerin öğrenciye hayatta gerekli olduğu mutlaka kabul ettirilmelidir. Aksi takdirde öğrenci derse katılmaz ve öğrenmek için kendini zorlamaz.
132 Hedefi olmayan yelkenliye hiçbir rüzgar yardım etmez.
133 Öğrencilere ideal verin, hedef gösterin
134 Hedefi olan asla uyumaz.
135 Durgun sular kurtlanır.
136 Çalışmak insanın fıtratına uygundur. Tembellik ise zıttır. Tembellik edenler aslında kendi fıtratlarını bozarlar
137 Dünyada cennet hayatı sürmek isteyenler hayal kırıklığına uğrarlar. Çünkü dünya bir imtihan yeri iken buranın sonuçları ahrette karşımıza çıkacaktır.
138 Rahat zahmette, zahmet ise rahattadır. Rahat etmek isteyenler çalışma yolunu seçmelidir.
139 Hedefi ve ideali olanlar bu dünyada bir eser üretirken olmayan insanlar kuytu köşelerde yeteneklerini çürütüyorlar.
140 Her insanın içinde önemli ve büyük işler yapma arzusu vardır. Öğretmen bu arzuyu ortaya çıkarıp, hayata geçirebilmelidir.
141 Ölen insan ise ondan kalır eseri
Ölen eşekse ondan da semeri. (M.Akif)
Hem öğretmen eser üretmeli hem de öğrencisine eser üretmeli
142 Atalarımız kurdukları muhteşem medeniyeti okumaya, çalışmaya ve bilgiye borçlular. Ne yazık ki şimdi biz bu yarışta geri kaldık
143 Dünyayı yöneten bir milletin çocukları olduğumuzu unuttuk
144 Milletleri ve fertleri yücelten ortak prensipler: İdeal ve hedef sahibi olma, Bilim ve teknolojide dünya ile yarışma, Azim ve inançla çalışma
145 Duran geçilir.
146 Büyük işler başarmak için büyük rüyalar görmek, büyük projeler düşünmek, büyük çabalar sarf etmek şarttır.
147 Başarı insanın düşüncesinde başlar. İnsan ne düşünüyorsa odur.
148 İyi örnekler eğitimcinin işini kolaylaştırır. İyi örnekleri bolca kullanalım.
149 Dünyada iki büyük güç vardır: Korku ve inanç. İnanç daha güçlüdür inancını sağlam tutarsan korkuları siler atar.
150 Olumsuz düşünmek insanın tüm enerjisini alır götürür. İnanmak ise insanı güçlü kılar
151 Eğitimde inanç üzerinde çok durmak gerekir. İnanan bir öğrencinin başaramayacağı şey yoktur.
152 Başarı için şunları ihmal etme: Düşün, öğren, proje geliştir, araştır, başaracağına inan, yılmadan azimle çalış.
153 Büyük işler başarmış kişiler hayatlarına senden daha ilerde başlamadılar. Ancak kendinle yüzleşmelisin ve ne olacağını neler yapacağını kendin seçmelisin.
154 Allah seni hayat için donattı ancak sana ne olmak istediğine karar verme imkanı sağladı.
155 Yüreklilik insanın ruhundan gelmeli. Gücünü toparla ve yapabilirim de.
156 İşlerimizin her zaman için daha iyiye gideceğini düşünmemiz bizi daima motive eder
157 Olumsuz düşünceler, kararsızlık ve şüphe insanların kendine güvenini ve yeteneklerini yok eder.
158 Beyin yeni projeler oluşturulduğunda ve zorlandığında daha iyi çalışmaya başlar
159 Amerika ve Japonya aşırı milliyetçi olduğu için değil çok çalıştıkları için kalkınmışlardır.
160 Kötümser öğretmen ve notları çok düşük öğretmen öğrencilerinin motivasyonunu bozar ve onları başarısızlığa sürükler.
161 Kalp duygularını kontrol edebilen, neşeli ve huzurlu insanlardan hoşlanır.
162 Yanlış yaparak acı tecrübeler kazanmak yerine mesleğinde başarılı olmuş öğretmenlerin tecrübelerinden istifade ediniz.
163 Elinden geleni yap, yapabileceğin her şeyi dene. O zaman gerçek zaferin yolunu bulursun.
164 Çocuklarımıza dürüstçe yaşama yeteneği kazandırmak eğitimin başlangıcıdır.
165 Öğrencilere önce kişilik, sonra önemli değer yargıları kazandırmalıyız.
166 Öğrencide olması gereken erdemler: Kişilikli ve karakterli olmalı, kendine güvenmeli inançlı, milli ve manevi değerlere sahip olmalı, insanları sevmeli onlara faydalı olmaya çalışmalı, egoist olmamalı, medeni cesaret sahibi olmalı, iyimser ve yapıcı olmalı, bilgili ve becerikli olmalı, nazik, kibar ve saygılı olmalı, prensip sahibi olmalı, disiplinli çalışabilmeli, başkalarının düşüncesine saygı duyabilmeli, hürriyetçi ve demokratik bir anlayışa sahip olabilmeli, düşündüğünü yapabilecek cesarete sahip olmalı, İnsiyatif sahibi olmalı, barışçı olmalı, araştırma yapabilmeli, birlikte çalışabilmeli, cesur olmalı, güçlükler karşısında yılmamalı,eleştiriye açık olmalı.. Bütün bunları yapabilmesi için öğretmenin hoşgörülü ve anlayışlı olması gerekir.
167 Öğrencilerinize şu değer yargılarını benimsetin: Ahlakın ve inancın yüce bir değer olduğu, inancın güç olduğu, çalışkanlığın erdem olduğu, dürüstlüğü, adaletli olmayı, toleranslı olmayı, sosyal barıştan yana olmayı, dostluktan yana olmayı, zorluklar karşısında yılmamayı, bilginin güç olduğunu, okumayı sevmeyi, temizliği, gerektiğinde riziko almayı bilmeyi
168 Her eser ustasını yansıtır.
169 Zengin ülkelerdeki intihar olaylarının yoksul ülkelerden fazla olmasının sebebi inanç yönünden eksikliktir.
170 Çocuklardan önce eğitimcilerin tam olarak donanımlı eğitilmesi şarttır.
171 Öğretmenin güç kaynağı beyni ve yüreğidir.
172 Teknolojiyi yakalamak için iki şart: alt yapınızı bitirin, öğrenciden önce öğretmeni eğitin. (Barret)
173 Türkiye’de her 95 kişiye bir kahvehane her 650.000 kişiye bir kütüphane düşüyor. Ne kadar ACI
174 Kitap okuma ve kitaba harcanan para sıralamalarında Türkiye Afrika ülkelerinden bile geridedir. Bunu açıklayabilecek biri var mı?
175 Kitapla dost olmayan milletlerin yükseldiği hiç görülmemiştir.
176 Her öğretmen her öğrenciye mutlaka seviyesine göre haftada en az bir kitap okutmalı ve anlattırmalıdır.
177 Öğretmen iyi bir hatip olmalı konuşurken öğrencilerin ruhlarında derin heyecanlar uyandırabilmeli. Güzel konuşma bir sanattır istenilirse öğrenilebilir. Bunun için şunlar yapılmalı: çok okumalı, bilgi birikimine sahip olmalı, düzgün cümle kurmasını bilmeli, hitap ettiği kesimi iyi tanımalı seviyeye göre konuşmalı, hazırlıksız, amaçsız konuşmamalı, ilgi çekici giriş yapmalı, çarpıcı örnekler bulmalı, amacı pekiştiren cümlelerle konuşmayı bitirebilmeli, konuşurken dinleyici ile göz teması kurabilmeli, toplum önünde konuşurken tartışmalara girmemeli, eleştirileri kişilere değil, yanlış gördüğünüz davranışlara yöneltiniz, konuşma mümkün olduğunca kısa olmalı, ses tonunu iyi ayarlamalı, monotonluktan kaçınmalı, konuşurken dinleyicilere soru sorup cevap alarak onları konunun içine çekmeli, jest ve mimiklerinizi konuşmanıza uygun ayarlayınız, en önemli fikri en sona bırakın, son sözler hatırda kalacak sözler olmalı.
178 Öğretmenin yüreği sevgi doludur asla kin tutmaz
179 Öğretmen kendisi ve çevresi ile barışıktır
180 Öğretmen davranışlarında tutarlıdır
181 Öğretmen prensip sahibidir.
182 Öğretmen dürüst, ahlaklı, güvenilir kişidir.
183 Öğretmen meslektaşlarıyla dayanışmayı seven kişidir.
184 Bekleyin görecektir, duranlar yürüyeni
Sabredin gelecektir solmaz, pörsümez yeni (N. Fazıl)
185 Başarının en önemli anahtarlarından biri zamanı etkin ve verimli kullanmaktır.
186 Öğrencilerinizin en iyi dostu, sırdaşı, arkadaşı, rehberi olun
187 Öğrencilerle iyi diyalog kurmanın yollarlı: Dersle ilgili öğrencinizden ne istediğinizi açıkça belirtin. Güvenilir olduğunuzu hissettirin, sevdiğinizi ve değer verdiğinizi hissettirin, isimleriyle hitap edin, onların problemleriyle ilgilenin, kılık kıyafetinize dikkat edin, derse zamanında girip çıkın, dersinize hazırlıklı ve planlı girin, derste önce motive din, dersin sonunda mutlaka değerlendirme yapın, etkinlik esnasında kontrolü elden bırakmayın, onlarla diyaloğa açık olun, konuşmalarını dinleyin, öğrenciyi değil yanlış davranışı eleştrin, öğrencinin tamamıyla ilgilenin, bol bol ödül verin, yazılıdan sonra kağıtları öğrenciye dağıtın ve birlikte değerlendirin
189 Öğretmenlik fedakarlık mesleğidir.
190 Sağlıklı iletişim başarıyı artırır.
191 Öğrencilerinizin velilerini mutlaka tanımalısınız.
192 İnsanlara iyi eğitim vermek her zahmete değer.
193 Aldığımız maaş kadar değil hedefimizin yüksekliği kadar çalışmalıyız
194 Her öğretmeni gayrete getirmek için çabalamalıyız.
195 Öğretmen mesleğiyle ilgili şikayette bulunmamalı olumsuzlukları gidermeye çalışmalı
196 Hiç kimse içindeki coşkuyu kaybetmiş bir insan kadar yaşlı olamaz
197 Yanlış bir temelden hareket ederseniz doğru sonuca ulaşamazsınız
198 İnsan dimağında atom enerjisi gibi çok güçlü bir enerji vardır. Ortalama bir insan ulaştığından daha büyük başarılara erişebilir.
199 Etrafınızdaki var olan şartları değiştirmek için önce düşüncelerinizi değiştirin.
200 Unutmamak gerekir ki eğitemediğin çocuk senin değildir.
Ahmet DEMİR - Memurlar.biz

İKS ile ilgili bütün dökümanlara burdan ulaşabilirsiniz.

 İKS Hakkında 2009/83 Nolu Genelgeye Ulaşmak İçinTıklayınız
İKS Dökümanına Ulaşmak İçinTıklayınız
İKS Kılavuzu - indir
İKS Genel Sunusu -  indir
İKS Mevzuat Sunusu - indir
İKS Mevzuat Sunusu - indir
İKS Sıkça Sorunlan Sorular Sunusu - indir
İKS Çalışma Planı (Örnek) - indir

Bilindiği üzere 04/05/2011 tarihinde MEBBİS - İlköğretim Kurum Standartları Modülü uygulamaya konulmuştur. Bu modül ile ilgili kurumlarımız tarafından sorulan sorular ve cevapları aşağıda listelenmiştir.

1.) Hangi kurumlar sisteme giriş yapacaklardır?
2010-2011 II. Dönem için sadece resmi ilköğretim okulları sisteme giriş yapacaktır. Özel ilköğretim okulları sisteme giriş yapmayacaklardır.
2.) Hangi öğrenci ve veliler sisteme giriş yapacaktır?
Sistem tarafından Liste Hazırla düğmesi ile rasgele oluşan ve onaylanan öğrenci ve veliler sisteme giriş yapacaklardır.
3.) Listedeki öğrenci ya da veliler sisteme veri girişi yapamıyorlar, sebebi nedir?
Liste Hazırla düğmesi ile liste oluşturulmasına rağmen giriş yapılamıyor ise Değerlendirme Yönetimi/Değerlendiren Öğrenci ekranını ve Değerlendirme Yönetimi/Değerlendiren Veli ekranını kontrol ediniz. Ekranın en alt kısmında onaylama düğmesi bulunmaktadır. Onaylanmamış listeler giriş yapamazlar.
4.) Değerlendiren Öğrenci ve Değerlendiren Veli ekranında onaylama işlemi yapıldı. Tüm öğrenciler giriş yapmasına rağmen 2 öğrenci giriş yapamıyor. Sebebi nedir?
2 Öğrenci hariç diğer tüm öğrenciler giriş yaptıktan sonra Onay durumunuz ortadan kalkmıştır. Sebebi, sistemde gece ya da hafta sonunda Bakanlığımızca yapılan güncelleme işlemi olabilir. Aynı ekranlarda tekrar Onay işlemi yapmanız gerekir. Önceki girişleriniz silinmemiş olarak sistemde bulunacaktır.
5.) Öğretmenler İKS Değerlendirme Girişi yaptıktan sonra düzeltme yapılabilir mi?
Öğretmenler İKS Değerlendirme Girişi yaptıktan ve kaydettikten sonra düzeltme yapılamaz. Bu sebeple girişlerin çok dikkatli yapılması gereklidir.
6.) Bazı raporların sonunda "Düzeltme için Sistem Yöneticiniz ile Görüşünüz." ifadesi bulunmaktadır. Buna göre İl Mebbis Yöneticisi düzeltme yapabilir mi?
Hayır, yapamaz. Düzeltme ya da kurumlarca yapılan işlemlerin iptali yetkisi İl Mebbis Yöneticilerinde bulunmamaktadır. Ancak, modülün geliştirilmesi ve ileri aşamalarda böyle bir yetki oluştuğunda ayrıca duyuru yapılacaktır.
Buna rağmen mutlaka değiştirilmesi ya da iptali gereken işlemler var ise Bakanlığımıza bildirilmek üzere ilgili Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuru yapılabilir.

Her geçen gün öğretmenlerimizin hakları ellerinden alınmakta karşılarına yeni engeller çıkarılarak, öğretmenlerimiz mağdur edilmektedirler. Dennis55 rumuzlu üyemizin tarafımıza gönderdiği maili yayınlayacak ve okuyucumuzun sorusuna cevap aramaya çalışacağız.

 Dennis55: “ Sayın memurlar yetkilileri Samsun ilinin uzak bir ilçesinde çalışmaktayım. Yıllardır il içi tayinlerle merkeze yakın bir yerlere gelebilirim ümidini taşımaktaydım. Fakat Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü tüm hayallerimi 3 senedir yıkmaktadır. İl içi sıralar oluşturulmadan özellikle yeni açılan kurumlara çok komik puanlarla atamalar yapmıştır. Bu bizim hakkımızı yemektir. Bu konuda bizlere yardımcı olmanızı istemekteyim. Çalışmalarınızda başarılar.”  diyerek bizlerden yardım istemektedir.
          Maalesef Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında gelen şikâyetler sınırları bizim açımızdan aşmıştır. Nedense Milli Eğitim Bakanlığı Samsun’daki bu olaylara kulaklarını tıkamakta, gözlerini yummaktadır. Basında bu müdürlüğümüz hakkında birçok yazı çıkmış bu konular bize de intikal etmiş, sitemizde yer almıştır. Şunu ilk başta belirtmeliyiz ki öğretmeni mutlu olmayan, haksızlıklara uğrayan illerde eğitimin güçlenmesinin ve kurum içi başarının sağlanması mümkün değildir. Okuyucumuzun sorusunun cevabına gelince:
“Öğretmenlerin İl İçi Yer Değiştirme Yönetmeliği” 41. maddesinde Norm Fazlası Öğretmenlerin atama işlemlerini düzenlemektedir.
İhtiyaç fazlası öğretmenlerin yer değiştirmeleri

             MADDE 41 – (5) Bu madde kapsamında il içinde yapılan atamalarla fazlalığın giderilememesi durumunda valiliklerce fazlalığın giderilmesine yönelik il içinde yapılacak yer değiştirmeler, zamana bağlı olmaksızın ancak öğretim yılının başladığı tarihten itibaren en geç mart ayı sonuna kadar tamamlanması gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak yer değiştirmeler, duyurusu yapılaneğitim kurumlarına öğretmenlerin tercihleri de dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılır. Fazla konumdaki öğretmenlerden herhangi bir kuruma atanmak üzere başvuruda bulunmayanların görev yerleri, il içinde valiliklerce isteklerine bakılmaksızın belirlenir.

          Bu gibi uygulamalar; il genelinde duyuru dahi yapmadan öğretmenlerimizin il içi tayin hakkını gasp etmekte, il içi yer değişikliği haklarını azaltmaktadır. Anladığımıza göre bu atamalar ilin en merkezi eğitim kurumlarına yapılmakta, yıllardır il içinde yer değişikliği için bekleyen öğretmenlerimizi mağdur etmektedir. Samsun MEM 16.05.2011 tarihinde haksız bir şekilde norm fazlası öğretmenlerin atamalarını yapmış bu atamalarda duyuru yapmadığı gibi hiçbir normatif yapıya da izin vermemiştir.
Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu
6. YENİ AÇILAN EĞİTİM KURUMLARINA ATAMA
Yer değiştirme döneminde eğitim ve öğretime yeni açılan eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı yer değiştirme döneminde yapılacak atamalarla karşılanacaktır.
Yer değiştirme dönemi dışında eğitim ve öğretime açılan eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı, il genelinde duyurulmak ve il içinde yer değiştirme şartlarını taşıyan öğretmenler ile Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 41’inci maddesi kapsamındaki öğretmenlerin başvurularının alınması suretiyle hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılacak öğretmenlerle karşılanacaktır.
Eğitim ve öğretime yeni açılan eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı, yer değiştirme suretiyle atama döneminden sonra, il genelinde yapılacak duyuru üzerine alınacak başvurulara dayalı olarak yapılacak atamalarla karşılanacaktır.
Konuya ilişkin başvuru, değerlendirme, atama, ilişik kesme ve göreve başlama işlemleri Eylül ayının ilk haftası içinde tamamlanacaktır. Öğretmenlerin hizmet süresi 15 Eylül, hizmet puanı hesabında başvuruların son günü esas alınacaktır. Yer değiştirme suretiyle ataması yapılanlar, yeni açılan eğitim kurumlarına başvuru yapamayacaklardır.
Eğitim ve öğretime açılan eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı giderilemediği takdirde, zamana bağlı kalmaksızın genel ve özel hayatı etkileyen nedenler ile sağlık durumu özrüne bağlı yer değiştirme isteğinde bulunan öğretmenlerin atamalarıyla karşılanacaktır.

          Görüldüğü gibi norm fazlası öğretmenlerimizin atamalarının il içi yer değiştirme şartlarına sahip öğretmenlerle birlikte yapılacağı belirtilmektedir. Ayrıca “Norm Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Kılavuzun” da ise 30 Mart 2011 tarihine kadar norm fazlası öğretmenlerin atamasının yapılması gerektiği, norm açığı olan okulların il MEM lerin sitesinde duyurulması gerektiği belirtilmiştir. Fakat ilgili müdürlük bunların hiçbirine uymamıştır. Bakanlık kılavuzu yayımlamakla kalmıştır. Uygulanmayan kılavuzların yayımlanma sebebini MEB kamuoyuna açıklamalıdır.
          Samsun MEM daha öncede bu şekilde duyurusuz ve sırasız bir şekilde atama yapmış(2010 yılı); yargıya başvuran öğretmenler yapılan bu atamaların bir kısmını iptal ettirmişlerdir. Yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere yapılan bu atamalar hukuksuzdur. Anlaşılan odur ki yargı kararlarına rağmen Samsun MEM bu atamalara devam etmektedir.
          Öğretmenlerimiz hukuksal açıdan bu haksızlık karşısında mücadele edecek durumda değillerse üyesi oldukları sendikalardan yardım istemelidirler. Sendikalarımız üyelerinin uğradıkları haksızlıkları çözümlemek zorundadır. Fakat sendikalarında bu konuda sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Sırada bekleyen binlerce öğretmene hizmet puanı bazında yarışma hakkı tanınmadan yapılan bu atamaların kamu vicdanını yaraladığı, öğretmenlerimizin şevkini kırdığı gerçektir ve buna kimsenin hakkı bulunmamaktadır.
          Samsun MEM’in yaptığı bu atamaların il içi yer değişikliği hakkı bulunan tüm öğretmenlerimiz tarafından iptal ettirilebileceğini düşünmekteyiz. Kişiler idareden yapılan bu atamaların tümünün iptalini istemeli(sınıf öğretmenleri tüm sınıf öğretmeni atamalarını, beden eğitimi öğretmenleri tüm beden eğitimi öğretmeni atamalarını gibi), idarenin “red” cevabı üzerine de toplu iptal istemiyle dava açmalıdırlar.      



ÖRNEK DİLEKÇE
GÖREVİ:
ÜNVANI:
ADI VE SOYADI:
BABA ADI:
DOĞUM YERİ VE TARİHİ:
MEMURİYETE BAŞLAMA TARİHİ:
KURUMDA GÖREVE BAŞLAMA TARİHİ:
SİCİL NO:
EMEKLİ SİCİL NO:
T.C.KİMLİK NO:


İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE
Sunulmak Üzere
……………………………OKULU MÜDÜRLÜĞÜ’NE
                                                                                                                                         …..05.2011

          16.05.2011 tarihli 01 nolu norm fazlası atama sonuç listesini internet sitenizden öğrenmiş bulunmaktayım.İl içi yer değişikliği için binlerce öğretmenimiz sıraya girmekte tercih ettikleri eğitim kurumlarında alanlarında boşluk olması durumunda hizmet puanı üstünlüğüne göre atamaları yapılmaktadır.01 nolu atamalarınız tarafımın tercih hakkını kısıtlayarak mağduriyetime sebep olmakta; atamamın yapılabileceği birçok kurumu tercih edemememe sebep olmaktadır. Yapılan bu atamalar il içi yer değişikliği için sıraya girecek öğretmenlerimizden müstesna yapılarak öğretmenlerimiz arasında ayrımcılık oluşturmaktadır. Çünkü yaptığınız 01 nolu atamalar öğretmenler arasında hizmet puanı üstünlüğünü engellemekte kendi aralarında yarışa girecek normatif bir yapıya yer vermemektedir. Ayrıca “Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu ve Norm Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Kılavuzuna” da aykırıdır.
          Yukarıda saydığım nedenlerden dolayı 16.05.2011 tarih ve 01 nolu inhada belirtilen tüm(branş yazılacak) atamaların iptal edilmesini istemekteyim. Gereğinin yapılarak tarafıma bilgi verilmesini arz ederim.




Adres:    ……………………..                                                                             Ad Soyad
             


    
memurlar.biz 

İl Dışı Tayin Hakkına İl İçi Atama Engel Olmasın

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 2011 Yılı Öğretmenlerin İl İçi İsteğe Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu’nda yer alan maddelerin birbiriyle çelişmesi, öğretmenleri mağdur etmektedir.

Yürürlükte olan yönetmelikte yer alan hükümlerde, il içi yer değiştirme talebinde bulunan öğretmenin, ataması yapılsa bile, iller arası yer değiştirme döneminde de başvuru hakkı olduğu görülürken, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği kılavuzda, il içi yer değiştirmesi gerçekleşen öğretmenlerin iller arası yer değiştirmelerden faydalanamayacağı ifade edilmektedir.

Geçen yıllarda yapılan yer değiştirmelerde il içi ve iller arası yer değiştirme dönemleri farklı olduğu için, çalıştığı kurumda gerekli süreyi tamamlayan öğretmen, il içi yer değiştirme başvurusu yapıp atansa bile, aynı zamanda çalıştığı ildeki süreyi tamamladığı için iller arası yer değiştirmeye de başvuru yapabilirken, şimdi yönetmeliğe de aykırı olarak bu düzenleme getirilmiştir.

Yönetmelikte yer alan hükümlerle kılavuzda yer alan düzenleme, öğretmenleri mağdur ettiği kadar, hukuki sorunlar da doğurmaktadır.

Eğitim-Bir-Sen olarak, Bakanlığa yazılı müracaatta bulunarak, öğretmenlerin mağdur olmaması ve hukuki sorunların doğmaması için, kılavuzda yer alan açıklamanın yönetmeliğe uygun hale getirilmesini istedik.

Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili pratikte hiçbir şekilde uygulanabilirliği kalmadığı halde yasal olarak yürürlükte bulunun bazı kanunlar bulunmaktadır. Sadece kanunlar değil birçok Yönetmelik, Yönerge, Genelge, Tebliğ ve daha çok da yasal düzenlemelerin içinde yer alan bazı maddeler ya miadı dolduğu için ya da üst yasal düzenlemeler değiştiği için deyim yerindeyse “Yaşayan ölüler” olarak varlıklarını sürdürmektedirler.

Oysa hukuk devletinin icabı gereği yürürlükte olan bir yasayı uygulamamak suç olduğuna göre, eğer uygulama alanı kalmamış ise yine yasal prosedüre uygun olarak bu yasayı yürürlükten kaldırmak da yine hukuk devletinin icabıdır.
Bu durumda olan o kadar yasal düzenleme var ki bunları madde madde burada saymak imkânsızdır. Özellikle de 12 Eylül tarihli Referandumla Anayasada yapılan birçok değişiklik ve yine 6111 sayılı torba kanunla yapılan birçok değişiklik bazı yönetmelikleri ya da diğer yasal düzenlemelerdeki bir kısım maddeleri hükümsüz hale getirmiştir. Söz gelimi 657 Sayılı kanundaki siciller tamamen kaldırıldığı için sicille ilgili tüm yasal düzenlemeler otomatikman hükümsüz hale gelmiştir. Dolayısıyla da hem tüm kamu kurumlarını kapsayan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği hem de Milli Eğitim Bakanlığı Sicil Amirleri Yönetmeliği artık hükümsüzdür. Yine izinlerle ilgili değişiklik yapıldığı için Milli Eğitim Bakanlığı izin Yönergesi’ndeki özellikle doğum ve süt izinleri başta olmak üzere diğer izinlerin de güncellenmesi gerekmektedir. Bunlar şimdilik ilk akla gelen bilinen örneklerdir; ancak ciddi bir inceleme yapıldığında kim bilir daha ne kadar hükümsüz, uygulanabilirliği kalmamış, bir başka ifadeyle “Yaşayan ölü” yasal düzenleme karşımıza çıkacaktır.
Ancak bu yazı ile bizim özellikle vurgulamak ve üzerinde durmak istediğimiz iki kanun var ki bunlar en çarpıcı örnekleri oluşturması yönüyle konumuzun özünü teşkil etmektedir. Bu alanda numunelik olan bu kanunların uygulama alanı kalmadığı halde nasıl varlıklarını hala sürdürdüklerini anlamak güç doğrusu. Bırakınız uygulanmayan içeriğini dili ve üslubu bile günümüzün üniversite mezunu seviyesindeki insanlarının zor anlayacağı kadar eskidir. Şayet sınavlarda bu kanunlardan soru sorulmasa belki de tamamen unutulup gideceklerdir.  Söz konusu bu kanunların birisi 1702 sayılı kanun; diğeri ise 4357 sayılı kanundur.
İşte hiçbir hükmü kalmadığı halde halen yürürlükte bulunan bu kanunların içeriklerini özetleyerek anlamaya çalışacak olursak bu yazı ile ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.
1) 1702 Sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun: Günümüz Türkçesiyle yazmak gerekirse ilk ve orta öğretim öğretmenlerinin yükselmelerini ve cezalandırılmalarını düzenleyen bu kanun 29.06.1930 tarihinde yürürlüğe girerek tam 81 yılını geride bırakmıştır. Bu kanunun içeriğine baktığımızda örnek olarak bugün hiç uygulanmayan ama hala yürürlükte olan şu düzenlemeleri görmek mümkündür: Örneğin ortaöğretim müdür ve yardımcılarına öğretmenlik maaşlarından başka yöneticilik ücreti ödeneceği (Md:7), başöğretmen olanlara ayrıca ücret ödeneceği (Md:14),  ilköğretim öğretmenlerinin derece terfilerinin müfettişlerin ve milli eğitim müdürlerinin olumlu görüşlerine bağlı olduğu ve ortaöğretim öğretmenlerininki ise müfettiş raporlarına ve sicil raporlarına bağlı olduğu (Md:16), orijinal bir eser meydana getiren öğretmenlere bir kademe verileceği ve görevini üstün başarı ile yaptığı teftiş raporu ile sabit olanlara bir kademe veya takdirname verileceği (Md:18) Ders ücretlerinin kesilmesi, kıdem indirilmesi, derece indirilmesi, vekâlet emrine alınmak ve meslekten çıkarılmak gibi bugün uygulanmayan cezaların verileceği (Md:19) şeklinde düzenlemeler bulunmakta olup, ilerleyen maddelerde de bu cezaları gerektiren durumların pek çoğunun bugün hiç de uygulanmayan durumlar olduğu görülmektedir.
            Görüldüğü üzere bu düzenlemeler hem pratikte uygulanmamakta hem de diğer 657 ve 1739 sayılı kanunlarla çelişmektedir.
2) 4357 Sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun:  Bu kanun da 19.01.1943 yılında yürürlüğe girmiş olup tam 68 yılını geride bırakmıştır. Kanunun başlığı bile izaha ihtiyaç duyacak kadar eskidir. Zira hususi idarelerden maaş alan öğretmenlerden kasıt, 1948 yılına kadar öğretmen maaşlarının İl Özel İdareleri tarafından verilmiş olması olsa gerek. Bir diğer konu yine bu öğretmenlerin yükselmeleri ve cezalandırılmalarını düzenlemekte. Son olarak ise kısaca bugünlerde türlü tartışmalarla kaldırılması nihayet gündeme gelen İLKSAN’ı düzenlemektedir.
            İçeriğine baktığımızda ise öncelikle uygulanmayan ölü maddelerde, ilkokul öğretmenlerinin 3 yıla kadar stajyer olarak çalışabilecekleri (Md:2), ilkokul öğretmenlerinin görevlerini kusursuz yaptıkları müfettiş, milli eğitim müdürü, başöğretmen, maarif memuru tarafından tespit edilmesine bağlı olarak maaşlarının bir üst dereceye çıkarılacağı (Md:3) üstün başarılı sayılmak, başöğretmen namzedi unvanı verilmek, maarif memuru namzedi unvanı verilmek, yeni tesise adı verilmek ve ülkü eri sayılmak gibi ödüllendirmelerin yapılacağı (Md:5) tatil sonunda mazereti olmadan derse başlama tarihinden bir hafta önce işleri başında bulunmayan ve ders yılı içinde mazereti olmadan aralıksız bir hafta vazifesine devam etmeyen öğretmenlerin istifa etmiş sayılacağı (Md:8) şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Görüldüğü üzere bu düzenlemelerin günümüzde uygulama alanı kalmamıştır.
            Bu kanunla düzenlenmiş olup da günümüzde halen mevcut olan tek uygulama yukarıda da bahsi geçen İLKSAN’dır. Nitekim bu kanunla,  “Hükmi şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı (İLKSAN) adı ile bir sandık kurulur. Bu sandığa sınıf öğretmenleri, eğitim müfettişleri, milli eğitim müdürleri ve bu konuyla ilgili birimlerde çalışan çeşitli memurlar zorunlu üyedirler. (Md:11)” Bu kanunun yaşayan tek maddesi bu konu olup, yukarıda bahsi geçtiği gibi uzun yıllar öğretmenleri rahatsız etmiş ve türlü tartışmalara neden olmuş, sonunda nihayet geçtiğimiz günlerde sendikaların ittifakı üzerine kaldırılması gündeme gelmiştir.
            Sonuç itibari ile özetlemeye çalıştığımız bu iki kanunun günümüzde uygulama alanının kalmadığı bu özet örneklerle daha net görülmektedir. Halen uygulanan tek maddesi olan İLKSAN’ın ise türlü tartışmalara neden olup öğretmen camiasını rahatsız ettiği yine bilinmektedir. Bu nedenle de uygulanmadıkları halde resmi olarak halen yürürlükte oldukları için “Yaşayan ölü kanunlar” olarak nitelendirmek mümkündür.
            Doğrusu Anayasanın 174. Maddesi kapsamındaki İnkılâp kanunlarını tabi ki anlamak mümkün de bu kapsamda yer almadığı halde bu kanunların kaldırılmamasını ya da güncellenmemesini anlamak gerçekten mümkün değildir.
Oysa uygulanmayan tüm yasal düzenlemeler Bakanlıktaki Mevzuatla ilgili birimler tarafından ciddi ayıklamadan geçirilerek değişmesi gerekenlerin değiştirilmesi; tamamen kaldırılması gerekenlerin ise kaldırılması pek ala yapılabilir, yapılmalıdır da. Nitekim Kanunlar TBMM’de, Tüzükler Bakanlar Kurulunda, Yönetmelik, Yönerge ve Genelgeler ise Bakanlıkta birer maddelik yasal düzenleme ile tamamen yürürlükten kaldırılabilir ya da uygun yasal yöntemlerle değiştirilebilir.
Bu sayede yasal görevleri gereği hem bu kanunları uygulamak durumunda olanlar sorumluluktan kurtulur, hem hukuk devletinin icabı yerine getirilmiş olur, hem de sınavlara hazırlananlar değil içeriğini, dilini bile anlamakta güçlük çektikleri bu yükten kurtulmuş olurlar. 19.05.2011                      Cafer GÜZEL

Seçime doğru son aya girilmişken siyasi rekabet sınır tanımıyor. Seviye yatak odasına kadar inmişken ülkenin acil sorunları ötelenmektedir. Uzun vadeli çözümler ve temel ihtiyaçlar yerine popülist söylemler, çılgınca projeler duymaktan yorgun düştük.

Her parti 4 yıl için iktidara soyunsa da icraatlar daha uzun dönemleri etkilemektedir. Ülke insanın işsizlik, terör, yoksulluk ve toplumsal suçlara karşı en büyük sigortası eğitimdir. Bu konuda tasarrufa gidildiğinde hangi bedellerin ödendiğini artık biliyor olmalıyız. Tecrübelere rağmen eğitimin en önemli malzemesi olan öğretmenlerden tasarruf, hatta cimrilik ediyoruz.
İdeal sınıf mevcutlarıyla nitelikli eğitim için en az 200 bin öğretmene ihtiyacımız var, hemen şimdi. Atama bekleyen 300 binden fazla öğretmenimiz içinse bıçak kemiği çoktan geçti. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan öğretmen atamalarında tahsis edilen kadrolara baktığımızda kimi öğretmen adayı 100 üzerinden 90 a yakın puanlarla, kimisi 0 (sıfır) taban puanıyla atanacak. Bu bile istihdam politikasından yoksun olduğumuzun, KPSS nin bir ölçü olmadığının ispatıdır.
Hükümet yetkilileri Haziran atamalarını 2010 KPSS skandalından borçlandılar. Gelin görün ki 2011 yılı yaz döneminde yapılmak üzere tahsis edilen 55 bin kadrodan eksiltecekleri anlaşılıyor. Bu durum hem 2010 da atanabilecek olan adaylar için hem de 2011 atamasını bekleyenler için haksızlıktır.
Sözleşmeli ve ücretli çalışmanın zorluğu bile atama bekleyenleri yıldırmamaktadır. İnsan işsizlikle imtihan edildiğinde, iş umudu belirsiz sürelere ötelendiğinde “sözleşmeli de olsa” atanmak istiyor.
Tepki ve eylemin en şiddetlisi olan intiharla anılan ataması yapılmayan öğretmenlerimizden bana ulaşan sesi,  kulağı vekil yatak odalarına takılı kalan siyasiler için yükseltmek istiyorum:
“Bizler 2010 KPSS kopya skandalı nedeniyle uzun zamandır mağduriyetinin giderilmesini bekleyen, ÖSYM tarafından geleceğine gölge düşürülen öğretmen adaylarıyız.
Sayın Bakanımız mağduriyetimizi gidermek için 1 Haziran da 30.000 Kadrolu Ek Alım yaparak mağduriyetimizi gidermek istemiştir. Bu takdirle ve teşekkürle karşıladığımız bir durumdur. Fakat gözden kaçan bir durum vardır; o da verilen bu 30.000 atamanın tamamının ilk atama olmamasıdır. Zaten atanmış olan sözleşmeli öğretmenler 2009/2010 puanlarını kullanarak kadro için tercih hakkına sahiptir. Tercih yapan sözleşmeli öğretmenlerin bize verilen kadrolara yerleştirilmesiyle yeni atama yapılmış olmayacaktır. Halen görevde olan sözleşmeli öğretmen bu defa kadrolu atanacaktır. Oysaki verilen 30.000 rakamı kamuoyunu 30.000 yeni öğretmen alımı varmış gibi yanıltmakta, en önemlisi biz ilk atama bekleyen on binlerce öğretmen adayını ve ailelerini tekrardan umutsuzluğa sürüklemekte, ikinci kez mağdur etmektedir.

Bizler Türkiye’nin her yerinde sözleşmeli, kadrolu demeden, ekstra ücretler talep etmeden, şikayet etmeksizin çalışmak için görev bekleyen genç öğretmenleriz. Kadrolu alımın hemen arkasından boşalan sözleşmeli pozisyonlara yönelik bir ek atama yapılmasını talep ediyor, gerekli duyurunun biran önce yapılmasını istiyoruz. Bilgilerinize arz ederiz.”

Ataması Yapılmayan Öğretmenler