Memurların daha yüksek maaş ve emeklilik aylığı alabilmek için yapması gerekenler
Memurların daha yüksek maaş ve emeklilik aylığı alabilmeleri için yasal düzenlemeler beklemesine gerek yok.
Memurların büyük bir çoğunluğu görevde yükselme eğitim ve sınavları veya yılda bir yapılan toplu sözleşmelerle hak elde etmeye çalışmaktadırlar.
Ek gösterge ve makam tazminatı gibi maaş ve emekli aylığı unsurları da kanunlarla düzenlenmektedir.
Hal böyle iken, bakanlıklara bağlı bazı genel müdürlüklerde bölge müdürlüğü ve daire başkanlığı görevlerine atanabilmeyi başaran memurlar bir yönetmelik değişikliği ile daha yüksek maaşlara ve emekli aylıklarına kavuşabiliyorlar.
Aynı şekilde bu kişilerin yargı yoluna gitmelerinin de önü kesilerek rahatlıkla görevden alınmalarına imkan sağlanmış oluyor.
Anlayacağınız alanda memnun oluyor veren de memnun oluyor.
Daha önce haber sitemizde 6 Şubat 2011 tarihinde Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından yapılan yönetmelik değişikliğinden bahsetmiştik.
Bu defa da Orman Genel Müdürlüğü kendi Teftiş Kurulu Yönetmeliğine bir geçici madde eklemek suretiyle bölge müdürü ve daire başkanlarına kıyak emeklilik sağlayarak görevden alınmalarının veya emekliye ayrılmalarının yolunu açmış oldu.
Bu geçici maddeye göre, yönetmeliğin yayımı tarihinde Orman Genel Müdürlüğünde Orman Bölge Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst görevlerde en az 18 ay süreyle görev yapmış olanlardan aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarından birisi ile cezalandırılmamış olanlar, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan Oluru ile müfettişliğe atanabilecekler.
Bu da şu anlama geliyor; Orman genel Müdürlüğünde halen 2.830 lira olan Bölge Müdürü ve Daire Başkanı maaşı 150 lira artarak 2.980 liraya yükselecek.
Bunlar emekli oldukları takdirde ise 1,930 lira civarında olan emekli aylıkları 320 lira artarak 2.250 liraya, 46.450 lira olan emekli ikramiyeleri ise yaklaşık 12.000 liralık bir artışla 58.160 liraya yükselecek.
Konuya ait teknik değerlendirmelerimizi 6 Şubat 2011 tarihli haberimizde (bknz. Yönetmelikle Müfettiş Olunur mu? başlıklı haber) dile getirdiğimiz için bu defa konuyu o boyutuyla yeniden irdelemeyeceğiz.
Memuruyla, sözleşmelisiyle, işçisiyle, geçici personeliyle, askeriyle, polisiyle, yargıcıyla öğretim elemanıyla tüm kamu çalışanlarının her zaman daha iyi mali ve sosyal haklar elde etmelerinin en önde gelen savunucusu olduğumuz haber ve değerlendirmelerimizle sabittir.
Dolayısıyla bizler de bazı genel müdürlük idarecilerinin elde ettiği bu kazanımlardan memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isteriz.
Ancak, bu hakları elde edenler adına memnuniyet duymakla beraber, çalışan kesimlerin büyük bir çoğunluğu bu hakları dişleriyle tırnaklarıyla çalışıp, didinerek yıllar süren mücadeleler sonucu elde ederken, kimilerine ise basit bir yönetmelik maddesiyle geniş mali haklar sunulabilmesini eşitlik, adalet ve hakkaniyet kavramlarıyla bağdaştıramadığımızı belirtmek ve bu düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak istedik.
Çünkü kamu yönetiminde kamu çalışanları bakımından “bal tutan parmağını yalar”, “gemisini kurtaran kaptan”, “Rabbena hep bana”, “suyun başında olanlar” gibi deyimlerin değil eşitlik ve adalet ilkelerinin esas olmasından yanayız.
www.memuruz.biz
Yazarın Notu: 25.5.2010 tarihinde Orman Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliğine aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1 – Orman Genel Müdürlüğünde Orman Bölge Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst görevlerde en az 18 ay süre ile görev yapmış olanlar aylıktan kesme dahil daha ağır disiplin cezası almamaları şartıyla Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan Oluru ile Müfettişliğe atanabilirler.”
12.5.2011 tarihinde ise aynı yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 5 – Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde Orman Genel Müdürlüğünde Orman Bölge Müdürü, Daire Başkanı ve daha üst görevlerde en az 18 ay süreyle görev yapmış olanlardan aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarından birisi ile cezalandırılmamış olanlar, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakan Oluru ile müfettişliğe atanabilirler.”
Halen yürürlükte olan ve tüm zamanları kapsayan ek 1. madde varken aynı mahiyetteki geçici 5. maddeye niçin ihtiyaç duyulduğu tarafımızdan anlaşılamamıştır. Çünkü bu geçici 5. madde eklenmeseydi de zaten mevcut ek 1. maddeye göre de istenen amaca ulaşılması mümkündü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder